MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... vekili, davaya konu edilen 1358 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmaza, tapulama sırasında uygulanan tapu kayıtlarının sınırlarının, "... – ..." okuduğunu, bu kişilerin firari, mütegayyip, mübadil olabileceğini, bu nedenle bu kişilere ait taşınmazların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını açıklayarak, dava konusu taşınmazın, Mahkemece tespit edilecek bölümlerinin iptali ile ... adına tescilene karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak, aynı gerekçeler ile daha önce de, ... Kadastro Mahkemesi'nin 1992/3 Esas ve 1995/5 Karar sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkeme tarafından yapılan inceleme sonucunda, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerle ilgisinin olmadığının anlaşılması üzerine davanın reddedildiğini beyanla, davanın kesin hüküm nedeniyle reddini savunmuştur.
Mahkemece; "Davaya dayanak teşkil eden ... Tapulama Mahkemesinin 1992/3-1995/5 Esas, Karar sayılı ilamına konu tapu kayıtları ile davaya esas alınan 28/08/1995 tarihli fen bilirkişisi raporunda belirtilen ..., ..., ... yerlerinin dava konusu taşınmazın bulunduğu ... mevkii ile ilgisinin bulunmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile ilgisinin olmadığı, kayıt miktarı fazlalıklarının 3402 Sayılı Yasa 14 ve 17.maddeleri uyarınca iktisap edildiği, mahallinde yapılan keşif, yerel bilirkişi beyanları, tanık anlatımları ve teknik bilirkişi raporları ile sabit olduğundan" gerekçeleri ile "İspatlanamayan davanın reddine" karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlere ilişkin tapu iptal ve tescil davasıdır.
Somut olayda; davaya konu edilen 1358 parsel sayılı taşınmaz, 1959 yılında yapılan Tapulama çalışmaları sırasında, ... oğlu ... adına tespit edlimiş, ... tarafından; taşınmaza uygulanan tapu kayıtlarının hudutlarında mütagayyip eşhas metrukesi bulunduğu gerekçeleri ile yapılan itiraz üzerine, ... Kadastro Mahkemesi'nin 1992/3 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde; davaya konu taşınmazın ... ile bir ilgisinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ONAMA ilamı ile 3.7.1996 tarihinde kesinleşmiştir.
Söz konusu ilam eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil etmekte olup, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca dava şartı olduğundan, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Hal böyle olunca; mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle esastan reddine karar verilmesinde isabet bulunmamakta ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir (HUMK. m. 438/7).
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz tirazlarının reddi ile, yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilmiş bu şekliyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.5.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy