MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.04.2010 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 09.07.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2015 yılı ...... ayından ...... ayına kadarki 6.340,00 TL kira alacağının faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 20.07.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı kiracının takibe itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak kesinleşen takip nedeniyle kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından davalı taraf aleyhine başlatılan ... 2. İcra Müdürlüğünün 2015/10005 Esas sayılı takip dosyasından davalı borçluya çıkarılan 13 örnek ödeme emri tebligatının 20/07/2015 tarihinde T.K'nun 21.maddesine göre tebliğ edildiği, tebligat meşruhatına göre komşu isminin belirtilmediği, "daire 5" olarak yazılan bilginin tebligat için yeterli olmadığı, bu sebeple dava şartlarının ödeme süresi yönünden belirlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilli tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Ödeme emri tebliğinin geçerli olup olmadığı ve ödeme emri tebliğ belgesinde bulunması gereken unsurların eksik olması şikayete tabi olup, icra mahkemesine bu iddialara dayalı olarak şikayette bulunulduğuna ilişkin delil sunulmamıştır. Davalı borçlu tarafından dava dilekçesinin tebliğinden itibaren yasal 7 günlük süre içerisinde şikayet yoluna başvurulmadığı takdirde tebligatın usulsüzlüğünün mahkemece resen nazara alınması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428 ve İİK'nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 09.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy