MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar Hazine vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davaya konu 124 ve 125 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki, yapıların vekil edeni tarafından yapıldığını ve ağaçların da vekil edeni tarafından dikildiğini açıklayarak, yapıların ve ağaçların vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Davanın kısmen kabulüne, 124 ve 125 nolu parsel üzerinde bulunan 17,00 m2 eklenti ev, 53,00 m2 bir adet yeni ev, 9,60 m2 bir adet kiler, 45,00 metre taş duvar, 8,00 metre briket duvar, 8,00 metre tel çit, 23,00 m2 yer betonu, 60,00 m2 iki adet sundurma, bir adet demir bahçe kapı, bir adet sondaj su kuyusu ile, 10-12 yaşlarında 1 adet şeftali, 10-12 yaşlarında 34 adet incir, 10-12 yaşlarında 8 adet nar, 10-12 yaşlarında 4 adet asma, 10-12 yaşlarında 3 adet çam, 10-12 yaşlarında 4 adet dut ağacının, davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan Hazine vekili ile ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, Muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılardan Hazine vekili ile ... vekilinin aşağıdaki bendin kapasımı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerindeki kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; mevcut bir muhdesata sonradan yapılan imalatlar yeni bir muhtesat meydana getirme sayılamayacağı gibi, bu amaçla yapılan giderler de mevcut muhdesata değer kazandıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. Aynı şekilde
bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar da teferruat niteliğindedir. Bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasını ancak koşullarının varlığı halinde Borçlar Kanununun 61 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği kuşkusuzdur. Eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan söz edilemez. Hemen belirtmek gerekir ki hukuki yarar dava koşuludur.
Somut olaya gelince; mahallinde yapılan keşif sonucunda, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre; aidiyetinin tespiti istenen ve Mahkemece kabulüne karar verilen, 8 metre tel çit, bir adet demir bahçe kapısı taşınmazın bütünleyici parçası, dolayısıyla muhdesat niteliğinde değildir.
Az yukarıda açıklandığı üzere, öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan yerleşik görüşlere göre, bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, ancak koşullarının varlığı halinde Borçlar Kanununun 61 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile talep edilebileceğinin mümkün olduğu, eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde de bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözönünde bulundurularak, tespiti istenen bu kalemler yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Ne var ki; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün 1.bendinin HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalılardan Hazine vekili ile ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle kabulü ile, hükmün 1.bendindeki; “....8,00 metre tel çit...” ve “....bir adet demir bahçe kapı....” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması HUMK'nın 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalılardan Hazine vekili ile ... vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 28.3.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.