MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın davalı ... vekili ile ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 20.11.2017 tarihli ve 2015/5069 Esas, 2017/6607 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla, dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, müvekkil kurumun maliki olduğu dava konusu 35 ve 56 numaralı parsellerin davalı ... tarafından davalı ...’na ve davalı şahsa kiraya verildiğini, otopark olarak işletildiğini belirterek, elatmanın önlenmesini ve 2000-2006 yılları için ecrimisil talep etmiştir.
Davalı ... vekili, Belediyeye ait olan 57 numaralı parselin kiraya verildiğini, 35 ve 56 numaralı parsellere müdahalenin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, davalı ... vekili ise, dava konusu yerin Belediyeye ait olduğunu düşünerek kiraladıklarını, iyiniyetli olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı ... ve Şoförler Odası vekili tarafından temyiz edilmiş; karar, elatılan dava konusu yerin değeri belirlenerek harcın tamamlanması, ondan sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı ... ve Şoförler Odası vekili tarafından temyiz edilmiş; karar, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 20.11.2017 tarihli ve 2015/5069 Esas, 2017/6607 Karar sayılı ilam ile onanmış, davalı ... vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca, hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı birbiri ile çelişmemelidir.
T.C. Anayasası'nın 141. maddesi hükmü uyarınca, duruşmaların aleniyeti kuralı gereği, tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine aykırı ve çelişik olmaması gerekir. Bu nedenle Mahkeme hükmü tek olduğundan ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki halinde ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemez. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih ve 7/4 sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiştir.
Somut olayda mahkeme, gerekçesi daha sonra açıklanmak üzere kısa kararında, davanın kabulüne karar vermiş ise de gerekçeli kararında, ecrimisil talebi yönünden kabulüne, taşınmaza halen bir el atma bulunmadığından bu hususta ayrıca karar verilmesine yer olmadığına dair karar vererek çelişkiye neden olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin karar düzeltme talebi yerinde olduğundan kabulü ile Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin maddi yanılgıya dayalı 20.11.2017 tarihli ve 2015/5069 Esas, 2017/6607 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, hükmün 6100 Sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 25.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy