MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, 02.06.2012 tarihinde haczedilen menkul mallarla ilgili olarak istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi ...nin istihkak iddiasının reddi ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonunda davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 06.04.2016 tarihli, 2014/14498 Esas ve 2016/6168 Karar sayılı kararı ile, dava konusu mahcuzların değeri üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının ¼'ünün 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca peşin olarak alındıktan sonra, yargılamaya devam olunması gerekirken, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe sonraki işlemlerin yapılamayacağını öngören aynı Kanun'un 32. maddesine aykırı olarak davaya eksik harçla bakılmasının doğru olmadığı gerekçesi ile karar bozulmuş; Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, alacaklı tarafından İİK'nin 99. maddesine göre dava açılmış ise de; mülkiyet karinesinin davacı alacaklı lehine olduğu, bu durumda ispat külfetinin davalı üçüncü kişiye ait olduğu, davalı üçüncü kişi şirketin, bilirkişi tarafından incelenmesi talep edilen mahcuzlara ilişkin faturaları ve bu faturaların işlendiği defterleri kesin süreye rağmen ibraz etmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı üçüncü kişi şirketin istihkak iddiasının reddine karar verilmiş, karar davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK'nin 99. maddesine dayalı alacaklının istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dosya içeriği ve UYAP kayıtlarına göre Bakırköy 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.07.2013 tarihli 2012/738 Esas ve 2013/376 Karar sayılı kararı ile borçlu şirketin iflasının açıldığı, kararın 10.06.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İflas davasının sonucunda verilecek iflas kararı kesinleştiğinde, borçlu hakkındaki icra takipleri düşeceği için dava konusu haciz de ortadan kalkacaktır. (İİK'nin 193/2. maddesi)
Borçlu şirket hakkında verilen iflas kararı, istihkak iddiası hakkında verilen karardan önce kesinleşmiştir. Bu durumda, Mahkemece, adı geçen borçlu şirket yönünden, İİK'nin 193/2 maddesi uyarınca takibin düştüğü ve hacizlerin kalktığı, dolayısıyla dava konusuz kaldığından, istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, yargılama giderleri ile maktu karar ve ilam harcı ile nispi vekalet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366 ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy