MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili, 08.07.2015 tarihinde müvekkiline ait... Statik Toz Boya fırınının haczedildiğini, haczedilen mahcuzun müvekkili adına faturası bulunduğunu belirterek haciz işleminin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, istihkak davasının süresinde açılmadığından reddine karar verilmiş, karar davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemiz’in 27.04.2017 tarih ve 2017/10412 Esas 2017/6346 Karar sayılı ilamı ile; davacı 3.kişi haciz sırasında hazır olmayıp, takip dosyasına sunduğu istihkak iddiasını bildirir dilekçesinin de bulunmadığı, bu durumda dava konusu haczin dava tarihinden önce öğrenildiğine dair dosya içerisinde bilgi ve belge bulunmadığından davanın süresinde açıldığının kabul edilmesi gerektiği, ayrıca alacaklı ve borçlunun yokluğunda istem sonuçlandırılmış olup, mahkemece yapılacak işin, alacaklı ve borçlu da davaya dahil edilerek takip miktarı veya mahcuzun miktarından hangisi az ise o değer üzerinden nispi harç alınarak ve varsa noksan harç tamamlattırılarak ve tarafların tüm delilleri toplanarak, çekişmenin istihkak davası prosedürüne göre çözümlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamında belirtildiği üzere, davanın harca esas değerinin belirlenmesi ve harcın ikmalinin dava şartı olduğu, 02/11/2017 tarihinde davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine rağmen eksiklik yerine getirilmediğinden, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karar davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Hemen belirtilmelidir ki; 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca davacı, dava harçlarını ödemek zorundadır. Anılan kanun maddelerinde harcın ödenmemesi halinde yargılamaya devam olunamayacağı ve müteakip işlemlerin yapılamayacağı öngörülmüştür. Dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken harcın eksik ödenmesi halinde, eksik harcın ne şekilde tamamlatılacağı 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; dava harçlarının eksik ödendiğinin yargılama sırasında anlaşılması halinde, yalnızca o celseye devam olunur ve davacı tarafa eksik harcı tamamlaması için uygun bir mehil verilir. Harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam olunmaz. Mahkemece verilen süre içinde eksik harcın tamamlanmaması halinde, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek gerekir.
Bu doğrultuda, dava dosyası hakkında öncelikle işlemden kaldırma kararı verilmesi, işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç ay içinde harç tamamlanarak dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilebileceği gözetilmeden davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, eksik harcın tamamlanması için 02.11.2017 tarihli oturumda 2. nolu ara kararı gereğince davacıya kesin süre verilmiş ise de, yatırılması gerekli harç miktarı açıkça belirlenmediğinden verilen kesin sürenin hüküm ve sonuçlarını doğurduğundan da bahsedilemez.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.