MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacılar icra mahkemesinden ayrı ayrı itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davaların birleştirilmesi ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Asıl davada ; davalının yapmış olduğu itirazın davacının davaya konu taşınmazdaki pay oranı dikkate alınarak (3/5) takibe konu asıl alacağın 10.800,00.-TL ve işlemiş faizin 127,82.-TL.'si yönünden kaldırılmasına , birleşen davada ; davalının yapmış olduğu itirazın davacıların davaya konu taşınmazdaki pay oranı dikkate alınarak (2/5) takibe konu asıl alacağın 3.200,00.-TL ve işlemiş faizin 26,04-TL.'si yönünden kaldırılmasına karar verilmiş, karar davacı alacaklılar ve davalı borçlu vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı borçlu vekilinin tüm , davacı alacaklılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine ,
2- Davacı alacaklılar vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı alacaklı şirket 14/04/2015 tarihinde başlattığı tahliye talepli icra takibi ile 2015 yılı Ocak, Şubat, Mart aylarına ait aylık 6.000,00 TL den toplam 18.000,00 TL kira alacağının tahsilini talep etmiş, birleşen dava alacaklıları da 13/04/2015 tarihinde başlattıkları icra takibi ile 2015 yılı Şubat ve Mart aylarına ait aylık 4.000,00 TL den toplam 8.000,00 TL kira alacaklarının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu her iki icra dosyasına süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile kiralanan taşınmazın zamanında teslim edilmediğini , teslim edildiğinde ise hukuki ayıplı olarak teslimin 23/02/2015 tarihinde gerçekleştirildiğini, bu tarihe kadar olan kira bedellerinin talep edilemeyeceğini, Mart ayına ait kiranın ise 2014 yılı Aralık ayında ödenen teminat bedelinden tahsil edildiğini belirterek borca ayrı ayrı itiraz etmiştir.
Taraflar arasında 15/10/2014 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesini ...- ... İnş. San. Tic. Ltd.Şti., ... ve ... kiraya veren olarak birlikte imza etmişlerdir. Kira sözleşmesi ile aylık kira bedeli net 10.000,00 TL olarak belirlenmiş ve her ayın 15'i ile 25'i arasında kiraya verenlerin banka hesaplarına hisseleri oranında yatırılacağı kararlaştırılmıştır. Kira sözleşmesinin özel şartlar kısmının 2. maddesi ile kira bedelinin %60 ının şirket , %20 sinin ... ve diğer %20 sinin de ... banka hesabına ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm geçerli olup tarafları bağlar. Davacı alacaklılar da kira sözleşmesindeki hisseleri oranında aylık kira bedelleri için takip başlatmışlar, davalı borçlu takip konusu kira alacağını ödediğini İ.İ.K.269/c maddesi uyarınca yazılı belge ile kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece asıl ve birleşen dava yönünden tüm alacak miktarı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, davacı alacaklıların tapu payları dikkate alınarak yazılı şekilde itirazın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenle, asıl ve birleşen davacılar vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy