MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlı bulunan 885 nolu .... ....e davalının kullandığı 663 ve 138 .... ....lerle yapılan müdahalenin davalı ile görüşmelere rağmen giderilmediğini belirterek, müvekkilinin maliki olduğu taşınmaza 663 ve 138 .... .... sayılı taşınmazlarla davalı tarafından yapılan tecavüzün önlenmesini ve başka hukuki sebeplere dayanılan hakların saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ise davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan keşif ile teknik bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından, davacının maliki olduğu 101 ada 128 .... .... (eski 885 .... ....) .... .... sayılı taşınmaza herhangi bir geçerli hukuki neden olmaksızın el atıldığı, el atmanın haksız olduğu, davacının mülkiyet hakkına dayanarak el atmanın önlenmesini isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli eski 885 yeni 101 ada 128 .... .... sayılı fındık bahçesi vasfındaki taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, eski 138 yeni 101 ada 142 .... .... sayılı tarla vasıflı taşınmazda davalının ½ hisse ile .... .... olduğu, yine eski 663 ve 101 ada 129 .... .... sayılı tarla vasıflı taşınmazda davalının 2/5 paylı olarak .... .... olduğu sabittir.
Somut olayda, davalı vekili dava konusu edilen taşınmazın üç malikinin olup sadece davalıya karşı dava açıldığını, taraf teşkilinin eksik olduğunu dava açılan davalının yurtdışında yaşadığını ve davacının taşınmazına müdahalesinin bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece davalı tanıklarının dinlenilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi için, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanması zorunludur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. (1086 sayılı HUMK’nun 73.) maddesi uluslararası sözleşmeler ve Anayasanın 36. maddesiyle en temel yargısal hak olarak kabul edilen hukuki dinlenilme hakkı gözetilerek, mahkeme, tarafları dinlemeden, onların iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usûlüne uygun olarak davet etmeden, açıklama ve ispat haklarını kullanmalarını sağlamadan hükmünü veremez. Bunun aksinin kabulü adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurur.
Mahkemece ... mühendisi ve fen bilirkişi marifeti ile keşif yapılmış ise de; tarafların delil listesinde bildirilen tanıkları dinlenmediği gibi, yerel bilirkişilerin de görüşlerine başvurulmadan noksan inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi isabetli olmamıştır.
Bu durumda mahkemece; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıkları ile ... bilirkişisi ve teknik bilirkişi aracılığıyla keşif yapılması; davaya konu taşınmazlar arasında bulunan sınır çitinin kimin tarafından yapıldığının ve kullanıldığının mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarından sorularak da tespit edilmesi, yenileme kadastrosu sonucu tespit edilen tecavüz miktarı ile mahkemece daha önce yapılan keşifte belirlenen tecavüz miktarları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve daha sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 30.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.