MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı taraf, 34 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalı tarafın, taşınmazına, çit ile çevirmek, zemin kat daireyi çekme mesafesi bırakmadan bitişik yapmak, davacının taşınmazının bulunduğu cephesinden dört adet pencere açmak, binanın ikinci katına 60 cm çıkma yapmak suretiyle tecavüzde bulunduğunu açıklayarak, kal hakkı saklı kalmak kaydı ile davalının çit ile çevirmek ve pencere açmak suretiyle yapmış olduğu müdahalenin önlenmesine karar verilmesin istemiştir.
Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, "Davanın kabulü ile davalının, 34 parsel sayılı taşınmazın, bilirkişilerin 18/12/2014 tarihli rapor ve krokilerinde belirtilen 12 m2'lik kısmına vaki müdahalesinin önlenmesine, belirtilen bilirkişi rapor ve krokisinde saptandığı biçimde davacının paydaşı olduğu 34 parsele davalının ada 5 parsel üzerine inşaa etmiş olduğu binasının 2.katında 78 cm genişlikteki 5,60 m2'lik çıkma yapmak suretiyle oluşan müdahalesinin önlenmesine, davalının aynı şekilde davacı binasına bakacak şekilde yaptığı 4 adet pencerenin kapatılmasına” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin; tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu belirtildikten sonra, bu talepten fazlasına veya başkasına karar veremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Davacı taraf, dava dilekçesinde, davalı tarafından yapılan tecavüzleri açıkladıktan sonra, davalının çit ile çevirmek ve pencere açmak suretiyle yapmış olduğu müdahalenin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme tarafından ise, davacının taleplerinin kabulü ile birlikte, ayrıca, 34 parsele, davalının 5 parsel üzerine inşaa etmiş olduğu binasının 2.katında 78 cm genişlikteki 5,60 m2'lik çıkma yapmak suretiyle oluşan müdahalesinin de önlenmesine karar verilmiş olup, talep aşılarak hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
3-Mahkemece, davalının davacı binasına bakacak şekilde yaptığı 4 adet PENCERENİN KAPATILMASINA karar verilmiştir.
Komşu parselde bulunan binadaki pencereler nedeniyle davacı taşınmazına fiilen elatma sözkonusu olmayıp, davalının kendi mülkiyet alanı içerisinde imar mevzuatına aykırı olarak davacı taşınmazına cepheli pencere açması idari yaptırımı gerektirir. Ayrıca, davalı tarafın TMK'nın 737. maddesinde düzenlenen hoşgörü sınırlarını aşacak nitelikte davranışları da davada izah ve ispat edilmiş değildir. Bir kimsenin kendi mülkiyet alanı içindeki binası veya bölümüne pencere açma olgusu TMK'nın 683. maddesi gereğince mülkiyet hakkının bir sonucu olup, pis koku, duman, gürültü vs gibi zarar verici haller dışında, pencere açmanın karşı tarafı olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlık olduğu da kabul edilemez.
Hal böyle olunca, pencerelerin kapatılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının 1 nolu bentte açıklanan nedenle Reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy