MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: El Atmanın Önlenmesi, Yıkım, Tazminat
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin dava konusu 26 ve 303 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davalının da komşu 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davalının vekil edeninin sahibi olduğu taşınmaza müdahalede bulunduğunu, yapılan bu müdahalenin önlenmesine karar verilmesini, ayrıca daha önce vekil edeninin çevirttiği beton direklerinin yıkımı ile oluşan 1.140,00 TL zararın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile vekil edenine verilmesini, taşınmazlarda bulunan kuyunun ortak kullanımının mülkiyetinin 1/2'sinin vekil edeni adına tapuya şerh verilmesini, eski sınır devam ettirilmediği takdirde 4.000,00 TL kuyunun yapımında kullanılan masrafın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kuyunun vekil edeninin eşi tarafından kendi arazilerinde açıldığını, yıkımların mahkeme kararı ile davacının eşi tarafından yapıldığını, davacının taşınmazına yapılan bir müdahale olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının maliki bulunduğu 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazların davacıya ait 26 ve 303 parsel sayılı taşınmazlara yönelik tel çekme suretiyle herhangi bir tecavüzünün bulunmayıp kaldı ki iddia edilen kuyunun da ortak sınırda yer alması sebebiyle açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin dava konusu 303 parsel sayılı taşınmaza yönelik verilen ret kararına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davacı vekilinin 26 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden dava konusu 26 parsel sayılı taşınmazın davacı adına ,27 ve 28 parsel sayılı taşınmazların ise davalı adına tapuda kayıtlı olduğu, dava konusu parsellerin birbirine komşu olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece yapılan keşif sonrası alınan 07.08.2014 tarihli fen, ziraat ve inşaat bilirkişi kurulu raporunun açıklamalar bölümünde, ekli krokide A1 işaretli 3.38 m2'lik kısmın, davacının 26 numaralı parselinin, A2 ile işaretli 22,37 m2'lik kısmın davalının 27 numaralı parsel sayılı taşınmazı içinde kaldığı belirtilmiş, rapora ek olarak Ek1 ve Ek 2 olmak üzere iki tane kroki eklenmiştir. Ancak bahse konu rapor ve ekleri krokinin incelenmesinde, açıklamalar ile krokiler arasında çelişkiler olduğu, davalıya ait taşınmazların davacı 26 parsel sayılı taşınmaza müdahalesinin olup-olmadığı, müdahale varsa ne kadarlık kısmına müdahale ettiği anlaşılamamaktadır.
O halde mahkemece yapılacak iş, dava konusu taşınmazların başında yeniden keşif yapılarak, bilirkişi kurulundan uygulamayı izlemeye, infazı sağlamaya elverişli kroki ve rapor alınması, davacı taşınmazına bir müdahale bulunup bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ve denetime elverişli olacak biçimde saptanması, elatma var ise; tecavüz edilen alanın miktarı ile niteliğinin rapora yansıtılması, elatma olgusunun varlığının tespiti durumunda elatmanın bir haksız eylem olduğu gözetilerek elatmanın önlenmesine yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 12.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.