MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün Davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 130 Ada 27 Parsel sayılı taşınmazın müvekkili adına kayıtlı olduğunu, davalının zemin kattaki evde uzun süreden beri oturduğunu, şifaen evi boşaltması yönündeki taleplere cevap vermediği gibi aylık ödemesi gereken 300,00 TL’yi de ödemediğini, evi boşaltması ve müdahalenin önlenmesi için ... Noterliğinin 03/05/2013 tarihli 1279 yevmiye numarası ile ihtarname gönderilmesine rağmen müdahalenin sonlanmadığını belirterek davalının dava konusu taşınmaza müdahalesinin önlenmesi ile haksız kullanım sebebiyle 2700 TL ecri misil' in davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının elatmanın önlenmesi davasının kabulü ile 130 ada 27 nolu parselde kayıtlı taşınmaza yapılan elatmanın önlenmesine, 13.130,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesine üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve 2.700 TL ( Fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadan) ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına yönelik olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120/1. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil ve eski hale getirme bedelleri toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın, hükmedilmesi istenen ecrimisil miktarı üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, el atmanın önlenmesi yönünden harç yatırılmadığı gibi, yargılama sırasında da bu yönden harç ikmali yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun (temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın) mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Hal böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de; davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutmadan 2.700 TL ecrimisil bedelini talep etmesi karşısında mahkemece ıslah ile 13.130 TL’nin tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi ecrimisil hesaplamasının (ihtarname tarihi olan) 03.05 2013 tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nfın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 02.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy