MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmannı Önlenmesi-Kal veya Ecrimisil (Taşkın İnşaat)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, tarafların her ikisinin taşınmazlarının da birbirlerine cüz’i miktarlarda tecavüzünün bulunduğu, bu kadar cüzi tecavüzler ile ilgili olarak dava açmakta davacı tarafın hiçbir hukuki menfaatinin bulunmadığı takdir ve kanaatine varılmış ve hukuki menfaat yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili ,müvekkilinin 17 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının komşu 18 parsel sayılı taşınmazda bulunan 37 kapı no’lu binanın sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin taşınmazına tecavüzde bulunduğunu, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1086 esas sayılı dosyası ile Kal, Müdahalenin Men’i ve Ecrimisil davası açıldığını, tecavüzün tespit edildiğini ve kararın 04.04.2006 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 12/07/2006-12/07/2011 arası dönem için toplam 3.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline, müvekkilinin taşınmazına yapılan tecavüz ile ilgili 5.000,00 TL bedelin davalıdan tahsiline, mümkün olmadığı takdirde haksız tecavüzün kal’i suretiyle müdahalenin men’ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, talep edilen ecrimisilin fahiş olduğunu, davacının zararının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tarafların her ikisinin taşınmazlarının da birbirlerine cüz’i miktarlarda tecavüzünün bulunduğu, bu kadar cüzi tecavüzler ile ilgili olarak dava açmakta davacı tarafın hiçbir hukuki menfaatinin bulunmadığı takdir ve kanaatine varılmış ve hukuki menfaat yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil olmadığı takdirde kal suretiyle müdahalenin men’i istemine ilişkindir.
Taraflar arasında daha önceden görülen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1086 Esas, 2005/456 Karar no’lu dosyasında 159 ada 18 no’lu parselde bulunan binanın, davacıya ait 18 parsele 1,5 metrekare tecavüzlü olduğu tespit edilmiş ve bu karar 04.04.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Bu dava dosyasında ise mahkemece; her iki taşınmazın da birbirlerine cüz’i miktarlarda tecavüzünün bulunduğu, bu kadar cüzi tecavüzler ile ilgili olarak dava açmakta davacı tarafın hiçbir hukuki menfaatinin bulunmadığı takdir ve kanaatine varılmış ve hukuki menfaat yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Bahsi geçen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1086 Esas ve 2005/456 Karar no’lu dosyası istetilmiş ve incelenmiş; ancak kararda bu dosyaya değinilmemiş, bu dosyayla eldeki dosya arasındaki tecavüz miktarları hususundaki çelişki giderilmemiştir.
Mahkemece yapılması gereken ise; taraflar arasında görülerek kesinleşen önceki dosyayı isteterek detaylı bir şekilde incelemek,tecavüz miktarları arasındaki çelişkiyi gidermek,kademeli isteklerden ecrimisil hususunda hüküm tesis etmek ve davacı lehine ecrimisil hesaplamak iken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.