MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 36192 ada 3 parsel üzerinde bulunan apartmanın 3. kat 13 nolu bağımsız bölümünün davalı ...’dan satın alındığını ve davacı adına 24.11.2010 tarihinde tapuya kaydedildiğini, davalının evi tahliye etmeyip kullanmaya devam ettiğini, bu nedenle davalı ...’nın elatmasının önlenmesi ile taşınmazdan tahliyesini, 24.11.2010 tarihinden beri haksız kullanımı nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 500 TL ecrimisilin işgal tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir. Davacı vekili daha sonra ecrimisile ilişkin vermiş olduğu açıklama dilekçesinde İhtarname tebliğinden 15 gün sonra olan, 11.09.2012 tarihinden dava tarihine kadar olan 5 aylık ve her ay için 100 TL den toplam 500 TL nin fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla ödenmesini talep etmiştir.
Davalı; davacı ile davalının oğlunun iş yaptıklarını, kredi temini amacıyla evin iade edilmek kaydıyla davacıya satıldığını, iş bitiminde evin iade edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Daha sonra davalı vekili tarafından verilen dilekçe ile dava konusu eve ilişkin davalının eşinin iş bu dosya davacısı ve davalısına karşı dava konusu taşınmaza ilişkin satışın iptali ile dairenin iş bu dosyanın davalısı ... adına kayıt ve tescilini ve aile konutu olduğunun tapuya şerh verilmesini talep ettiğini ve davanın derdest olduğunu, bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
Mahkemece; dava konusu bağımsız bölümün davalı tarafından davacıya satıldığından bu yana davalı tarafından kullanılmaya devam ettiği, davalının kira da ödemediği, dava konusu taşınmazın bedelsiz davacıya satıldığı iddia edilmişse de davalının iddialarının mevcut davada incelenmesinin imkanı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu bağımsız bölüme elatmanın önlenmesine, davacı tarafından talep edilen 2500 TL
ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi ve ecrimisile ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın öncesinde davalı ... adına kayıtlı iken, 24.11.2010 tarihinde satış gösterilerek davacıya devredildiği anlaşılmakta ise de, gerek yargılama esnasında gerekse temyiz aşamasında davalı vekili tarafından belirtilen ve temyiz incelemesi aşamasında geri çevirme sonrası dava dosyası içerisine alınan ... . Aile Mahkemesinin 2014/47 Esas ve 2015/486 Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonunda dava konusu taşınmaz ile ilgili iş bu dosyanın davacısı ... ile davalısı ... arasında yapılan satış işleminin TMK’nın 194. maddesinde belirtilen “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini, feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki haklarını sınırlayamaz.” hükmü gereğince geçersiz olduğundan bahisle ... adına olan tapunun iptali ile tapunun yeniden ... adına tesciline karar verilmiştir. Bu karar, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi onaması sonrasında kesinleşmiş olup, dava konusu taşınmaz 30.01.2018 tarihi itibariyle tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunmaktadır. O halde; ... . Aile Mahkemesinin 30.03.2015 tarih 2014/47 Esas ve 2015/ 486 Karar sayılı ilamı; Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30.10.2017 tarihli onama kararı ile taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulmaması üzerine 11.01.2018 tarihinde kesinleşmiş olup, kesinleşen karar sonrası davacı ve davalı arasında yapılan satış işlemi baştan itibaren geçersiz hale geldiğine göre, Mahkemece davalı tarafından herhangi bir müdahale olmadığı ve davacının ecrimisil talep etme hakkının da bulunmadığı düşünülerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle hakkaniyete aykırı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.