MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi ve Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulü ile müdahalenin men’i ile muhdesatın kal'ine; davalının temliken tescil talebinin reddine karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; Dairece dosya incelendi,gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, 68 parsel sayılı 1.031 m² alanlı hayrat nitelikli taşınmazın müvekkili adına kayıtlı olduğunu ve davalının taşınmaza tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek müdahalesinin men'i ile muhdesatın kal’ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu taşkın bina açısından davalı müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, uygun bir bedel karşılığında müvekkili adına tapuya tescil edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ve müdahalenin men’i ile muhdesatın kal'ine;davalının temliken tescil talebinin reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Yapılan keşif neticesinde Fen Bilirkişisi sunduğu raporda, T1 olarak ifade ettiği 3 katlı yapının 96,34 metrekarelik kısmının, T2 olarak ifade ettiği 549,55 metrekare-3 katlı yapının avlu+bahçesinin, T3 olarak ifade edilen 2 katlı yapının 17,65 metrekarelik kısmının, T4 olarak ifade edilen 82,10 metrekarelik iki katlı yapının avlu+bahçesinin davacıya ait 68 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece, ”Davanın Kabulü ile; davalı tarafından ... ili ... ilçesi Hacıahmetli Köyü 68 parsel sayılı taşınmaza yapılan müdahalenin men’i ile davalı tarafından yapılan yapıların kal'ine” karar verilmiştir. Bu haliyle hükmün, açık, anlaşılır ve infaz edilebilir şekilde tesis edilmediği anlaşılmaktadır. T.C. Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK'nin 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi,hangi alanlara yönelik müdahalenin men’ine karar verildiğinin ve kal kapsamında kalan muhdesatların da kararda tereddüte mahal bırakmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy