MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, 23/07/2015 tarihli haciz esnasında hazır bulunan ve davalı 3. kişi şirket lehine istihkak ididasında bulunan ...’in 3. kişi şirketin ortağı ya da yetkilisi olmadığını, ortada geçerli bir istihkak iddiası olmadığı halde İİK'nun 99. maddesi gereğince istihkak davası açma yükümlülüğünün müvekkiline verilmesinin usulsüz olduğunu belirterek İcra Müdürlüğünün bu yöndeki işleminin iptaline, bu talepleri kabul görmediği takdirde ise istihkak iddiasının alacaklılardan mal kaçırmak kastı ile yapıldığını belirterek davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, haciz yapılan iş yerinin müvekkiline ait olduğunu, borçlu ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, haczedilen menkul malların müvekkilinin elinde ve adresinde haczedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu şirket yetkilisi ise haczedilen mallar ile bir ilgilerinin olmadığını öne sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 3. kişi şirket ile borçlu şirket arasında yapılan işyeri devrinin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının memur muamelesini şikayeti ile terditli olarak açtığı İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Bu durumda Mahkemece, öncelikle şikayet istemi hakkında bir karar verilerek istemin sonuca bağlanması, şikayet kabul edilmediği takdirde terditli açılan davada istihkak istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, dava istihkak davası olarak nitelenerek ve bu nitelemeye uygun gerekçe oluşturularak, sadece istihkak davasının kabulüne karar verilmesi, memur muamelesini şikayet talebi yönünden olumlu-olumsuz hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 02.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.