MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyımlık Kararının Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013-298-439 sayılı kararı ile verilen kayyım atanmasına ilişkin kararın kaldırılmasını istemiş; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Türk Medeni Kanunu'nun 427/1. maddesi ve 3561 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013-87 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasında kimliği ve adresi tespit edilemeyen davalı ... oğlu ...'i temsil etmek ve bu dosya ile sınırlı olmak üzere ... Defterdarının kayyım olarak atandığı, sözkonusu davanın sonuçlandığı ve infaz aşamasına geçildiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunu'nun 477/1. maddesinde, temsil kayyımlığının, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona ereceğı hükme bağlandığından; ortaklığın giderilmesi davasının sonuçlanması ile kayyımlık da kanun gereği sona ereceğinden, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu yönden davanın reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy