MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Katılma Alacağı
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Beykoz 1. Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Beykoz 1. Aile Mahkemesi hükmüne karşı, her iki taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle vekalet ücreti ve faiz başlangıcı yönünden hüküm fıkralarının kaldırılmasına karar verilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak her iki taraf vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.12.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ile karşı taraftan ... ve vekili ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı-birleşen davada davalı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı erkek adına edinilen villa yönünden mal rejiminin tasfiyesi ile alacağın tahsilini talep etmiş olup, birleşen dava dilekçesinde de asıl dava dosyasında talep ettikleri alacak miktarına yönelik faiz isteğinde bulunulmuştur.
Davalı-birleşen davada davacı ... vekili, birleşen dava dilekçesinde davacı erkeğin kişisel malının satımından gelen para kullanılarak alınıp tadilat yaptırılan ancak tapuda eşler adına 1/2'şer tapuda tescil edilen taşınmaz yönünden mal rejiminin tasfiyesi ile alacağın tahsilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacı kadın tafından açılan asıl ve birleşen davaların kabulü ile taleple bağlı kalınarak 350.000,00 TL alacağın 50.00,00 TL'si için dava tarihinden itibaren, 300.000,00 TL'si için ıslah tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine; davacı erkek tarafından açılan birleşen davanın ise ispatlanamadığından reddine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nce, davacı- birleşen dosyada davalı ...'in reddolunan davalı-birleşen dosyada davacının birleşen davası açısından vekalet ücretine yönelik istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının b/2 nolu bendinin kaldırılmasına, yerine davalı kadın kendisini vekille temsil ettirdiğinden harçlandırılmış dava değeri üzerinden hesaplanan 20.950,00 TL vekalet ücretinin davacıdan (erkek) alınarak davalıya (kadın) verilmesine, davacı-birleşen davada davalı ...'in faiz talep etitikleri birleşen dosya açısından vekalet ücretiyle ilgili ve diğer istinaf taleplerinin reddine, davalı-birleşen davada davacı ...'ün esas davada kadın yararına hükmolunan katılma alacağı ile ilgili faize ilişkin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının a/1 nolu bendindeki 350.000,00 TL alacağın 50.00,00 TL'si için dava tarihinden itibaren, 300.000,00 TL'si için ıslah tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birikte ibaresinin kaldırılmasına, yerine 350.000,00 TL'nin karar tarihi olan 04.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine ve davalı-birleşen davada davacı ...'ün diğer istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Taraf vekillerince, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurmuştur.
6100 sayılı HMK'nin 353 vd. maddeleri uyarınca Bölge Adliye Mahkemeleri, bir yandan hukuki denetim yapan mahkemeler iken, diğer yandan aynı zamanda vakıa incelemesi yapan mahkemelerdir. Bölge Adliye Mahkemeleri, İlk Derece Mahkemelerince yapılan vakıa incelemesini yerinde bulmadığı takdirde İlk Derece Mahkemesi kararını bütünüyle kaldırması ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde kendisinin yeni bir hüküm kurması gerekir. HMK’nin 353/(1)-b maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, istinaf isteminin kısmen bile kabulüne karar verilecek olsa dahi, yeniden hüküm kurulacak ise, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve tüm hükümlerin yeniden kurulması gerekir. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK’nin 297. ve 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir. Keza, ilk derece mahkemesi kararı hakkında kısmen esastan ret, kısmen kabul verilip, sadece kabul olunan kısım yönünden kararın kaldırıldığı hallerde, böyle bir kararın bozulması durumunda bozma sonrası davaya bakacak mahkeme konusunda da belirsizlik ortaya çıkabilecektir.
Somut olayda, yukarıda açıklandığı şekilde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi halinde yeniden tüm talepler bakımından hüküm kurulması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince, sadece kabul edilen istinaf sebepleriyle ilgili hüküm fıkralarının kaldırıldığı ve bu bölümler yönünden yeniden karar verilmekle yetitinildiği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olup, diğer yönleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre her iki taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 2.037,00 TL avukatlık ücretinin davacı-birleşen davada davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı-birleşen davada davacıya verilmesine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 2.037,00 TL avukatlık ücretinin davalı-birleşen davada davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacı-davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-birleşen davada davalı ve davalı-birleşen davada davacıya ayrı ayrı iadesine, 03.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy