MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili; ... İlçesi ... Köyü, ... Mevkiinde bulunan 12,520 m2 miktarındaki taşınmaza davalıların müdahale ettiğini, müvekkilleri ve davalıların muris ... mirasçıları olduğunu, taşınmazda iştirak halinde mülkiyet söz konusu olduğunu, dava konusu taşınmazın zeytinli tarla olup zeytinli alanın dışında kalan kısımda tütün ve buğday ekimi yapıldığını, davalıların bu taşınmazı 1984 yılından beri kullandıklarını ve müvekkillerinin payları oranında kullanımına engel olduklarını, davalılardan ...’ın muris mirasçısı olmamakla birlikte muristen hisse aldığı için iştirak sahibi olduğunu, onun da yeri belli olmadan tarlayı tahrip edip mermer yatağı açtığını, bu yerde müvekkillerinin de hakkı olduğunu belirterek; payları oranında taşınmazın semerelerinden yararlanmalarına engel olan davalıların müdahalelerin menini, muarazanın önlenmesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla yoksun kılınan doğal ve hukuki semerelerden müvekkillerinin paylarına düşen bedelin davalılardan tahsilini, işgal nedeniyle uğranılan zararın tazmini için ecrimisil ve munzam zararın tahsilini talep ettiklerini, bu taleplere müdahale tarihinden itibaren reeskont faizi talep ettiklerini (dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için), davalı ...’dan tahrip ettiği alanda verdiği zararın tahsilini istediklerini, dava tarihinden sonra doğacak doğal ve hukuki semerelerin özellikle zeytin mahsulünün tespiti ile tedbiren yediemine teslimini ve toplatılarak payları oranında müvekkillerine pay edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın taraflara müşterek muristen kaldığını, murisin sağlığında 3 dönümlük kısmı satıp teslim ettiğini, bu kişi tarafından mermer ocağı işletmeciliği yapıldığını, murise ait yerin 9 dönüm olup her mirasçı tarafından aralarındaki rızai taksime göre kullanılıp tasarruf edildiğini, müvekkilinin de 9 dönümlük tarlada kendisine ait yeri kullanıp zeytin topladığını belirtmiş, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ilk duruşmada ortak beyanlarında; babaları ...’in sağlığında bu yeri diğer kardeşleri ile paylaştığını, kendisine düşen yeri murislerinin 20 yıl kullandığını, paylaşmanın 1984 yılında olup 2003 yılında murisleri babalarının vefat ettiğini, kendilerinin de babalarına kalan yeri kullandıklarını ve taşınmazda her birinin ve davacının kullandığı bölümler olduğunu, davacıların taşınmazı kullanmalarına itirazlarının olmadığını, köyde oturmadıkları için
taşınmazı ekip biçmediklerini sadece zeytin topladıklarını ifade etmişler, davalı ... ise duruşmada beyanında; annesi ...’ün mirasının tüm kardeşleri arasında paylaşıldığını ve herkesin kendisine düşen bölüme razı olduğunu, davanın tüm taraflarının kullandığı taşınmaz bölümleri olduğunu, tapu kaydı 9 dönüm olsa da toplamda 30 dönüm alanı paylaşıp kullandıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava önce Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış, mahkemece dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi nedeniyle ... Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş, Kadastro Mahkemesi ise ecrimisil istemi bakımından dosyayı tefrik ederek görevsizlik kararı vermiş, bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.04.2008 tarihli 2008/4345 Esas 2008/6342 Karar sayılı ilamı ile ecrimisil istemi yenilik doğurucu hüküm almayı gerektiren dava olduğundan kadastro hakimi görevi kapsamında olmadığı ve Sulh Hukuk Mahkemesinin görevinde olduğu belirtilmiştir
Mahkemece yargılama sonunda; davanın kabulü ile bilirkişi tarafından hesaplanan 101 ada 548 parsel için 1.904,99 TL ve 101 ada 550 parsel için 8.023,722 TL ecrimisil tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 101 ada 548 parsel sayılı 6986.90 m2 zeytinli tarla vasıflı taşınmazın elbirliği ile ..., ..., ......, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adına; 101 ada 550 parsel sayılı 24.416,97 m2 tarla vasıflı taşınmazın elbirliği ile ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında ... Kadastro Mahkemesinin 2006/204 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen 2007/6 Esas sayılı dosyanın yargılaması sonucunda iştirak halinde mülkiyetin olduğu taşınmazlarda davacıların kullanımlarının davalılar tarafından engellenmediği ve intifadan men koşulunun da yerine getirilmediği belirtilerek elatmanın önlenmesine ilişkin davanın reddine karar verilmiş,hükmün temyizi üzerine Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 14.11.2011 tarihli 2010/7297 Esas ve 2011/6798 Karar sayılı ilamı ile elatmanın önlenmesi isteğinin reddine ilişkin hükmün onanmasına karar verilmiş,aynı dairenin 21.6.2012 tarihli 2012/3289 Esas ve 2012/4834 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme istemi reddedilmiş ve hükmün 21.06.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
O halde taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davası reddedilip kesinleştiğine göre mahkemece davacıların haksız işgal tazminatı niteliğinde olan ecrimisil isteğinin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ecrimisil isteğinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy