MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabuülne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava icra takibine vaki itirazın kaldılması ve tahliye talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile tahliyeye karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 13.10.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 01.05.1988 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak aylık 275-TL üzerinden 2015 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim ayları kira bedellerinin tahsili ile tahliye talebinde bulunmuştur. Ödeme emri borçluya 16.10.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu vekili süresi içinde vekil edeninin herhangi bir borcu olmadığından bahisle takip konusu borca ve tüm ferilere itiraz etmiştir. İtiraz üzerine davacı vekili icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunmuştur. Davalı vekili, davacının kiraya vereninin mirasçılarından sadece birinin hissesini satın aldığını, taşınmazın 1/6 hissesine malik olduğunu, tek başına malikmiş gibi kira bedellerini talep edemeyeceğini, diğer hissedarların muvafakatini almaksızın tahliye davası açamayacağını ayrıca satışın da muvazaalı olduğunu, suç duyurunda bulunduklarını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece borçlunun itiraz dilekçesi ile sadece borca itiraz ettiği kira sözleşmesine alacaklının sıfatına, taşınmazın (ediniliş) şekline itiraz etmediği, davada ileri sürülen bu itiraz sebeplerine itibar edilemeyeceği, borcunun olmadığını İİK 269/c maddesinde belirtilen belgeler ile ispatlayamadığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Davalı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Türk Borçlar Kanunu'nun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiraya verenler tarafından açılması gerekir. Kiraya verenler birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiraya veren durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.
Davaya ve takibe dayanak yapılan 01.05.1988 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi davalı ile dava dışı ... varisleri arasında akdedilmiştir. Dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydının incelenmesinde, taşınmazın hisseli olarak kayıtlı olduğu, davacının 1/6 hisseyi 09.04.2015 tarihinde satış yolu ile edindiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece tahliye talebi bölünemeyeceğinden tahliye talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.
2- Davalı vekilinin alacağa ilişkin temyiz nedenlerine gelince; takibe dayanak kira sözleşmesinde kiraya veren ... varisleridir. Davacı ise taşınmazın 1/6 hissesini satın almıştır. Bu durumda davalının kira borcu sorumluluğu davacının hissesi nisbetindeki miktar kadardır. Mahkemece takibe konu kira miktarının davacının hissesi oranında belirlenip, takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428 ve İİK'nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 04.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy