MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil, Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkili idarenin 2381 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tamamının maliki olduğunu hal böyle iken davalının hiçbir akdi ve kanuni sebebe dayanmaksızın mezkur taşınmaza konut yapmak suretiyle müdahale ettiğini belirterek, davalının haksız müdahalesinin men'ine, binanın kal'i ile davalının tahliyesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 01.08.2002-31.07.2007 dönemi için toplam 15.920.00 TL işgal tazminatının işgalin başlangıcından itibaren kademeli faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin uzun yıllardır davaya konu yerde yaşadığını ... Belediyesine 2805 sayılı yasaya dayanarak 20.04.1983 tarihinde müracaatta bulunduklarını daha önce defterdar kayyım adına İstanbul Muhakemat Müdürlüğü tarafından müvekkili aleyhine ecrimisil men'i müdahale ve kal davalarının açıldığını ve yıllarca müvekkilinden ecrimisil tahsil edildiğini bu nedenle mükerrer ecrimisil talep edilmekte olduğunu müvekkilinin iyi niyetli malik olduğunu, vekil edeninin gerek kendisinin gerekse babasının söz konusu yerde yıllardır nizasız fasılasız olarak oturduğunu müvekkilinden ikinci kez davaya konu yer için aynı tarihleri kapsar şekilde ecrimisil talep edilmesinin hukuk kuralları ile bağdaşmadığını belirterek, haksız ve kanuni dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kabulüne, ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 1.HD'nin 01.02.2016 tarihli ve 2015/10407 Esas, 2016/875 Karar sayılı ilamıyla “... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/177 Esas, 2004/352 Karar sayılı kararı ile ecrimisile hükmedildiğinden bu dönem ayrık tutulmak suretiyle 01.08.2002 tarihinden itibaren ecrimisilin belirlenmesi, davalılar tarafından kayyım hesabına yatırılan ecrimisil miktarının açıklığa kavuşturulması, belirlenecek ecrimisilden (bu dönem için yapılan ödeme varsa) bu miktar mahsup edildikten sonra kalanına hükmedilmesi gerekirken” şeklindeki gerekçe ile bozulmuş olup, bozmaya uyma kararı verilerek devam eden yargımla neticesinde Davalı ... hakkında açılan meni müdahale ve kal davasının reddine, davalı ... hakkında açılan meni müdahale ve kal davasının kabulüne, dava konusu taşınmaza davalının müdahalesinin önlenmesine ve binanın kaline, ecrimisil davasının kısmen kabulü ile 9.856,50 TL ecrimisilin 01.08.2002 tarihinden başlamak üzere kademeli yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 2381 ada 12 parsel sayılı taşınmazın Matildi, Eleni, Efrosini ve İryanidi adına kayıtlı iken, adı geçen kişilere İstanbul Defterdarı'nın kayyım olarak atandığı, bilahare Vakıflar idaresi tarafından açılan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/219 E sayılı dava sonucunda 31.01.2007 tarihinde çekişmeli taşınmazın Bezmi Alem Valide Sultan Vakfı adına tesciline karar verildiği, 19.02.2007 tarihinde vakıf adına tescil edildiği, kayyım tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan 2004/177 Esas sayılı dava sonucunda 01.01.2003 – 30.03.2004 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisile hükmedildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin ecrimisile yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince; davalı ... tarafından temyiz dilekçesi ekinde dosyaya sunulan tapu kaydının incelenmesinde, 2381 ada 12 parsel üzerinde bulunan taşınmazda yargılama sırasında kat mülkiyeti kurulduğu ve taşınmazın arsa niteliğini kaybettiği, bağımsız bölümlerin oluştuğu ve 2 nolu bağımsız bölümün davalının babası ... adına kaydedildiği anlaşıldığına göre, davacı İdare’nin dava konusu taşınmaz üzerinde elatmanın önlenmesi ve kâl talep hakkı kalıp kalmadığı hususu üzerinde durulmadan elatmanın önlenmesi ve kâl talebinin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; davalı ... kendisini vekille temsil ettirmemesine rağmen davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve hükümde alınması gereken harcın sadece kabul edilen ecrimisil değeri üzerinden belirlenmesi hatalıdır.
SONUÇ: Davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 06.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.