DAVA TÜRÜ: İstihkak
MAHKEMESİ: Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 08.11.2017 tarihli ve 2015/794 Esas, 2017/892 Karar sayılı kararıyla kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın reddine şeklinde hüküm kurulmuş, davacı alacaklı vekili maddi hata talebinde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli ek kararı ile maddi hata talebi reddedilmiş olup, bu kez davacı alacaklı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi ek kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümlerini yeniden düzenleyen 18.03.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu'na eklenen geçici 7. maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.
02.03.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun'un 25.maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/1.maddesine göre bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen ve miktar ve değeri on bin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarihli ve 7165 Sayılı Kanun'un 1. maddesi ile de 28.02.2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na çıkarılmıştır.
Somut olayda, Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 08.11.2017 tarihli ve 2015/794 Esas - 2017/892 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, davalı üçüncü kişi vekili tarafından, davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı alacaklının davasının reddine karar verildiği, davacı alacaklı vekilince verilen kararın düzeltilmesi talebini içeren maddi hata dilekçesi temyiz başvurusu olarak değerlendirilerek, Bölge Adliye Mahkemesince, 12.12.2018 tarihli ek karar ile Daire kararının kesin nitelikte olması nedeniyle davacının temyiz talebinin reddine karar verildiği, bu kez ek kararın temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu değerin, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, İİK'nin 364/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine dair ek kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 18,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 08.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.