DAVA TÜRÜ (Asıl Dava) : Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil
MAHKEMESİ : Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.05.2018 tarihli ve 2016/417 Esas, 2018/210 Karar sayılı kararıyla asıl davanın reddine, birleşen davada ecrimisil talebinin kabulüne, müdahalenin men'i davası bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı asıl ve birleşen dava davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez asıl ve birleşen dava davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Asıl davada davacı vekili; vekil edenlerine ait dava konusu 6587 ada 3 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından haksız şekilde müdahale edildiğini ileri sürerek davalının vaki müdahalesinin men'i ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (geriye dönük beş yıllık) 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, benzer gerekçeler ile davalı ...'nin taşınmaza yönelik elatmasının önlenmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (geriye dönük beş yıllık) 10.000,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline ve el atılan yerde bulunan binanın kal'ine karar verilmesini talep etmiş, daha sonra verdiği ıslah dilekçesi ile talep edilen ecrimisil miktarını 52.080 TL’ye çıkarmıştır.
Asıl davada davalı vekili, vekil edeninin 2003 yılında dava konusu yeri terk ettiğini ve alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davalı, dava konusu evi yıkarak davacıya teslim ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; asıl davada, davacıların ecrimisil ve müdahalenin men'i talebine ilişkin davalarının husumet nedeniyle reddine, birleşen davada, davacıların ecrimisil taleplerinin kabulüne, 52.080,00 TL'nin davalı ...'den alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacılara hisseleri oranında verilmesine ve müdahalenin men'i davası bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hükme karşı asıl ve birleşen dava davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, asıl ve birleşen dava davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Asıl ve birleşen dava davacılar vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararı süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
(Asıl dava); elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, (birleşen dava) elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, asıl ve birleşen dava davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6/1. maddesi gereğince; anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya her hangi bir nedenle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Mahkemece hükmün 6. bendinde “Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak ecrimisil isteği yönünden hesaplanan 6.078,80 TL ve müdahalenin men'i isteği yönünden ise dava konusuz kaldığından 2.180,00 TL olmak üzere TOPLAM : 8.258,80 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine,” karar verilmiştir. Ancak birleşen davada davacılar vekili, elatmanın önlenmesi yönünden belirlenen 136.642 TL dava değeri de dahil olmak üzere toplam 216.722,5 TL üzerinden harç ikmal ettiği anlaşılmaktadır. Birleşen dava davalısının ön incelemeden sonra taşınmazı terk ettiği ve birleşen dava davacıların kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve elatmanın önlenmesi dava değerine göre hesaplanan 13.681,36 TL nispi vekalet ücretinin davalıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 2.180,00 TL maktu vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün aşağıda belirtilen kısmının HUMK'un 438/7. (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle asıl ve birleşen dava davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6. bendinde geçen "...2.180,00 TL...” ifadesi çıkarılarak yerine "...13.681,36 TL..." ifadesinin eklenmesine, yine aynı 6. bentte geçen “...TOPLAM : 8.258,80 TL nispi vekalet ücretinin...” ifadesi çıkarılarak yerine "...TOPLAM : 19.760,16 TL nispi vekalet ücretinin..." ifadesinin eklenmesine, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nin 304. maddesi 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, asıl ve birleşen dava davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.