MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Üçüncü kişi vekili, İcra Müdürlüğünce, 29.11.2013 tarihli haciz işlemi ile ilgili olarak dosyanın İİK'nin 96 vd. maddeleri uyarınca bir karar verilmek üzere icra mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, İcra Müdürlüğünce yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, malların müvekkili şirket elindeyken haczedildiğini, İcra Müdürlüğünce İİK'nin 99. madde hükmüne göre işlem yapılması gerekirken yapılmadığını, keza alacaklı vekili tarafından 7 gün içinde istihkak davası açılmadığından müvekkili şirketin istihkak iddiasının da kabul edilmiş olması gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin borçlu şirketlerle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, malların müvekkili şirkete ait olduğunu ileri sürerek 29/11/2013 tarihli haciz işlemi ve devamı niteliğindeki tüm İcra Müdürlüğü işlemlerinin iptaline, 29/11/2013 tarihinde yapılan hacizlerin fekki ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesi vermediği gibi, duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, HMK’nin 150/4. maddesi ve HMK’nin 320/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Üçüncü kişi haczin İİK’nin 99. maddesi hükmüne göre yapılması gerektiğini İcra Müdürlüğü işlemlerinin iptalini talep etmekle, başvuru dilekçesindeki iddiaları şikayet niteliğindedir.
İİK'nin 18/3. maddesi gereğince şikayet üzerine icra mahkemesi kanunda aksine bir düzenleme yok ise duruşma açılmasına gerek olup olmadığına karar verir. Duruşma açılmasına karar verir ise ilgilileri duruşmaya çağırır, gelmeseler bile yargılamaya devam ederek gereken kararı verir. Duruşma yapılmasına karar verilmişse artık taraflara usulüne uygun olarak tebligat yapılmalıdır. Usulüne uygun tebligata rağmen taraflar gelmezlerse o zaman yokluklarında yargılamaya devam edilerek dosya kapsamına göre bir karar verilir. Şikayetlerde HMK'nin 150. ve 320. maddelerinin uygulama alanı bulunmamaktadır.
O halde Mahkemece, şikayet başvurusu yönünden işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, harç ikmali sağlanarak davanın istihkak olarak görülmesi ve açılmamış sayılma kararı verilmesi doğru olmamıştır.
2. Bozma neden ve şekline göre davacı üçüncü kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel Mahkeme hükmünün İİK'nin 366 ve HUMK'un 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy