MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı üçüncü kişiler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili; borçlu ile üçüncü kişiler arasında muvazaalı işlemler yapıldığını iddia ederek, davanın kabulü ile üçüncü kişilerin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın temyizi üzerine Dairemizin 31.05.2018 tarihli ve 2016/18376 Esas, 2018/13500 Karar sayılı ilamı ile; mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, yasal karinenin aksinin davalı üçüncü kişiler tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmediği, davanın kabülüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı üçüncü kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
İstihkak davalarında, geçerli bir haczin varlığı davanın ön koşullarından biridir. Haczin mevcut olup olmadığının, Mahkemece, davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; UYAP sisteminden yapılan kontrolde alacaklı vekili tarafından 10.5.2019 tarihli dilekçe ile, toplamda 95.000 TL alacağı haricen tahsil ettiklerini, bakiye alacaktan feragat ettiğini, dosyanın infazen işlemden kaldırılarak hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş olduğu anlaşılmakla, Mahkemece bu bilgilere göre; istihkak davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nin 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdirine karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366 ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı üçüncü kişiler vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 18.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy