MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, paydaşı olduğu 479 parsel sayılı taşınmaza davalının hiçbir üstün hakka dayanmadan trafo binası, elektrik direği ve nakil hattı inşa ederek müdahale ettiğini ileri sürerek elatmasının önlenmesine, yıkıma, maddi ve manevi tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yapıların kamu yararı için inşa edildiğini, kötüniyetli olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteği yönünden atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına, bu isteklerle bağlantılı olduğu gerekçesiyle ecrimisil isteği hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım, ecrimisil ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, reddine,
2. Davacı vekilinin ecrimisil isteğine yönelik temyiz itirazına gelince;
Bilindiği üzere; elatmanın önlenmesi ile ecrimisil davaları aslında ayrı ayrı davalar olup aralarında objektif dava birleşmesi vardır, birlikte açılsalar da ayrı dava olma özelliklerini korurular.
Hal böyle olunca; davacının, hangi dönem için ecrimisil istediği sorularak, istekle ilgili denetime elverişli, ayrıntılı rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacının elatmanın önlenmesi isteğini atiye bıraktığı, ecrimisil isteğinin de bağlantılı olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, kararın 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy