MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak, Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili asıl dava dosyasında, davalı borçlu hakkında yapmış oldukları takipte, haciz esnasında borçluya ait çok sayıda evrak bulunmasına rağmen, İcra Müdürlüğünce evrak bulunmadığından bahisle İİK'nin 99.maddesi uyarınca istihkak davası açmak üzere taraflarına süre verilmesine yönelik müdürlük işleminin şikayet yolu ile ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı alacaklı vekili 2015/994 Esas sayılı birleşen dava dosyasında, davalı borçlu hakkında yapmış oldukları takip üzerine 01.12.2015 tarihli hacizde ...’ın istihkak iddiasında bulunduğunu, ...’ın istihkak iddiasını kabul etmediklerini bildirerek üçüncü kişi tarafından haksız ve kötü niyeti olarak ileri sürülen istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, üçüncü kişi ...'ın dava açıldığı tarih olan 28.12.2015 tarihinden önce, 16.12.2015 tarihinde öldüğü, üçüncü kişinin ölümü nedeniyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak taraf ehliyetinin sona erdiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, alacaklının İİK’nin 97. ve 99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet talebi ile birleşen dava alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nin 124. maddesi;
(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.
(2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.
(3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
(4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” hükmünü içermektedir.
Buna göre, HMK'nin 124/3. maddesi uyarınca, açılan davada davalının dava tarihinden önce öldüğünün anlaşılması halinde, davanın ölü kişi hakkında açılması hususunun maddi hatadan kaynaklandığı veya taraf değişikliği talebinin dürüstlük kuralına aykırı olmadığı belirlendiği takdirde davanın mirasçılara yöneltilmesi mümkündür.
Öte yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2013/14-612 Esas 2013/1297 Karar sayılı kararında “...davacı kendisinden beklenen tüm çaba, özen ve önlemlere rağmen davalının sağ olup olmadığını tespit edememiş ise, ya da tespit edememe durumu bir yanılgıya dayanıyor ve bu durum açıkça dürüstlük kuralına aykırılık arz etmiyorsa, bu dava ilişkisinde, daha sonra da kendilerine karşı dava açılması muhtemel olan mirasçılara, yani gerçek taraflara karşı davaya devam edilmesi mümkün olmalıdır.” açıklamasına yer verilmiştir.
Mahkemece duruşma açılarak tarafların bu madde kapsamında beyanları alınıp delilleri değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle ve HMK’nin 124/3. maddesi değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün İİK'nin 366. ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 04.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.