DAVA TÜRÜ: İstihkak
MAHKEMESİ: Antalya 6. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Antalya 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 14.09.2018 tarihli ve 2018/8 Esas, 2018/311 Karar sayılı kararıyla kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili; davalı Bankaya haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ihbarnameye itirazda bulunarak hesaplardaki para üzerinde rehin, takas, mahsup iddiası ile istihkak iddiasında bulunduğunu açıklayarak, davanın kabulü ile davalı üçüncü kişi Bankanın istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili; borçlu şirketin müvekkili Banka nezdindeki her türlü hak ve alacakları üzerinde müvekkili Bankanın rehin ve hapis hakkının bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, üçüncü kişi Bankanın, borçlu nezdinde doğmuş muaccel bir alacağı olmadığı, itirazında haksız olduğu dosyaya sunulan hükme elverişli bilirkişi raporu ile anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı üçüncü kişi vekili ve tazminat yönünden davacı alacaklı vekili tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 26.12.2018 tarihli ve 2018/1039- 853 Esas, Karar sayılı kararı ile; davalı Bankanın takas, mahsup ve rehin hakkını kullanması için alacağın muaccel olması gerekli değil ise de, davalı Bankanın mevcut kredi riskinin 11.945.255,21 TL olması, taşınmaz üzerinde banka lehine tesis edilmiş ipoteğin ise bankanın kredi riskinin çok üzerinde bulunması, ayrıca bankada borçlunun hesabında bulunan parada borçlunun serbestçe tasarruf imkanının bulunmadığının iddia ve ispat edilememiş olması karşısında davalı üçüncü kişi vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmaması, ayrıca İİK'nin 99. maddesine göre açılan davalarda tazminat öngörülmediğinden davacı vekilinin tazminat isteğinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması karşısında taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı davalı üçüncü kişi vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m).
Borçlunun üçüncü kişi bankadaki mevduat alacağı, İİK’nin 106/2. maddesi gereğince menkul hükmündedir. Bankadaki mevduat, menkul haczi gibi icra müdürlüğünce bankaya yazılacak yazı ile haczedilebileceği gibi, İİK'nin 89. maddesindeki uygun olarak düzenlenen haciz ihbarnamesi ile de haczedilebilir. Bu takdirde İİK'nin 89. ve bunu izleyen maddelerde yazılı hukuki sonuçlar doğar.
İİK'nin 89. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişi Bankanın, borçluya ait mevduat hesabı üzerinde rehin hakkının olduğunu ileri sürmesi, haciz ihbarnamesine itiraz niteliğinde olup, alacaklı İİK'nin 89/4. maddesi uyarınca üçüncü kişinin cevabının aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü kişinin İİK'nin 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir (HGK'nin 28.3.2012 tarih ve 2011/12-849-242 sayılı kararı).
Üçüncü kişinin haciz müzekkeresine karşı mevduat hesabı üzerinde rehin hakkı bulunduğunu ileri sürmesi ise, İİK'nin 96/1 uyarınca istihkak iddiası niteliğinde olup, icra müdürünün istihkak prosedürünü düzenleyen İİK’nin 96-97 maddelerinde yazılı kurallara göre işlem yapması gerekir.
Somut olayda, borçlu şirketin hesaplarında bulunan paraların haczi için davalı üçüncü kişi Bankaya 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiği, Banka tarafından verilen cevapta, şube nezdinde bulunan borçluya ait hesap üzerine kendilerinin rehin, hapis ve takas mahsup haklarından sonra gelmek kaydı ile haciz şerhinin işlendiği bildirilmiştir. Buna göre, İcra Müdürlüğünce, Bankaya gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi üzerine, Bankanın hesap üzerinde, rehin hakkını ileri sürmesi, haciz ihbarnamesine itiraz mahiyetinde olup, bu itirazın İİK’nin 89. maddesinde düzenlendiği şekilde çözümlenmesi gerektiğinden bahisle davacı tarafından açılan istihkak davasının reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.