MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVALILAR : ... vd.
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.07.2017 tarihli ve 2015/608 Esas, 2017/301 Karar sayılı hükmüne karşı davalılardan Ayşe Kaslı vekili ve bir kısım davalılardan ( aynı dilekçe ile) ..., ... ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 28.02.2018 tarihli ve 2018/74 Esas, 2018/321 Karar sayılı ilamı ile; “İstinaf başvurularının kabulü ile, Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.07.2017 tarihli ve 2015/608 Esas, 2017/301 Karar sayılı kararının HMK'nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırımasına, davanın kısmen kabulü ile, davaya konu Muğla ili, Fethiye ilçesi, Döğer Mahallesi, Kiremitlik mevkiinde kain 3 pafta 956 parselde kayıtlı taşınmaza dair davanın (taleplerin) reddine, davaya konu Muğla ili, Fethiye ilçesi, Döğer Mahallesi, Kiremitlik mevkiinde kain 3 pafta 954 parselde kayıtlı taşınmazdan taleple bağlı olarak elde edilen gelirlerden davacının hissesine düşen dava tarihinden önceki 5 yıllık gelir toplamı olan 6.000,00 TL'nin 09.09.2010 tarihinden başlayarak yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalılar ..., ..., Semiha Fahrioğluları ve ... aleyhlerine açılan davanın reddine,” karar verilmiş, bu kez davalılardan ... vekili tarafından yerel mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince “ Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.07.2017 tarihli ve 2015/608 Esas, 2017/301 Karar sayılı ilamı, Dairemizin 28.02.2018 tarihli ve 2018/74 Esas, 2018/321 Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığından ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu da dairemiz kararına karşı yapılan temyiz talebi olarak kabul edildiğinden kararın miktar itibariyle kesin olduğu anlaşıldığından, davalı ... vekili tarafından yapılan temyiz başvurusunun HMK'nin 352/1-b maddesi uyarınca usulden reddine,” karar verilmiş, davalılardan ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeni ile davalıların ortak miras bırakanları ...’dan kendilerine intikal eden 954 ve 956 parsel sayılı taşınmazların davalılar tarafından haksız şekilde kullanılmasına rağmen elde edilen gelirden müvekkiline pay verilmediğini belirterek, 2001-2005 yılı dahil 5 yıllık 6.000,00 TL ecrimisil bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Davalılar; davacı tarafından davalı mirasçıların haksız işgalci olarak nitelendirmesinin hem haksız hem de yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu taşınmazların ölünceye kadar tarafların anneleri Makbule Özçakıcı tarafından kullanıp onun tasarruf ettiğini ve intifadan men kuralının da gerçekleşmemiş olduğunu belirterek, davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 956 parselde kayıtlı taşınmaza dair davanın reddine, “..954 parselde kayıtlı taşınmazdan taleple bağlı olarak elde edilen gelirlerden davacının hissesine düşen dava tarihinden önceki 5 yıllık gelir toplamı olan 6.000,00 TL'nin 09.09.2010 tarihinden başlayarak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,” karar verilmiş, hükme karşı davalılardan davalı ... vekili ve Davalılar ..., ... ve ... tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, dava konusu taşınmazlar yönünden intifadan men koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle istinaf taleplerinin kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davaya konu 956 parselde kayıtlı taşınmaza dair davanın (taleplerin) reddine, davaya konu 954 parselde kayıtlı taşınmazdan taleple bağlı kalınarak elde edilen gelirlerden davacının hissesine düşen dava tarihinden önceki 5 yıllık gelir toplamı olan 6.000,00 TL'nin 09.09.2010 tarihinden başlayarak yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalılar ..., ..., Semiha Fahrioğluları ve ... aleyhlerine açılan davanın ise reddine (HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olarak) karar verilmiş, bu kez davalılardan ... vekili tarafından yerel mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince “Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.07.2017 tarihli ve 2015/608 Esas, 2017/301 Karar sayılı ilamı, Dairemizin 28.02.2018 tarihli ve 2018/74 Esas, 2018/321 Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığından ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu da dairemiz kararına karşı yapılan temyiz talebi olarak kabul edilip, kararın miktar itibariyle kesin olduğu anlaşıldığından, davalı ... vekili tarafından yapılan temyiz başvurusunun HMK'nin 352/1-b maddesi uyarınca usulden reddine,” karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, davalılardan ... vekili 06.04.2018 istinaf dilekçesi ile; Fethiye 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin gerekçeli kararının 13.11.2017 tarihinde bizzat tarafına tebliğ edilmiş gözüktüğünü, ancak bahse konu tebligatın tarafına tebliğ edilmediğini, tebligat parçası üzerindeki imzanın da kendisine ait olmadığını, bunun açıkça görüldüğünü, imza beyannamesinin ekli olduğunu, gerekçeli karar usulüne uygun tebliğ edilmediği için istinaf süresinin başlamadığını, karardan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2018/74 Esas nolu kararı ile haberdar olduğunu, bu kararı 22.03.2018 tarihinde tebliğ aldığını, taşınmaz üzerinde davalı ...' nın herhangi bir kullanımı olmadığını, bunun dosya kapsamı ile sabit olduğunu, ayrıca davalının doğal ve hukuki semerelerden de faydalanmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararının doğru olmadığını, taşınmazın uzun süredir ... tarafından kiracı olarak kullanıldığını, taşınmazın muristen intikal ettiğini, intifadan men şartının da gerçekleşmediğini, hatalı değerlendirme ile karar verildiğini beyanla yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bu şekli ile, davalı vekili açıkça İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu yapmış olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince bu istem daire kararına karşı temyiz talebi olarak değerlendirilmiştir.
Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince, 06.04.2018 tarihli dilekçe usul ve esastan istinaf dilekçesi olarak kabul edilerek dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiş olup, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 09.11.2018 tarihli ve 2018/1372 Esas, 2018/1627 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına, aynı şekilde davalılardan ... hakkında istinaf incelemesi yapılmamış olmakla İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 28.02.2018 tarihli ve 2018/74 Esas, 2018/321 Karar sayılı kararın da bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılardan ... vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 1. Hukuk Dairesinin 09.11.2018 tarihli ve 2018/1372 Esas, 2018/1627 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına, aynı dairenin 28.02.2018 tarihli ve 2018/74 Esas, 2018/321 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılardan ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK’nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.