MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 128 numaralı parselin 8500 m2’sinin 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında müvekkiline tahsis edildiğini ve imar ihya edildiğini belirterek, tapunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, taşınmazın davalı tarafından imar ihya edilmediğini, 3573 sayılı kanunda yer alan şartların oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılması nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında açılan tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.
Somut olayda, dava konusu 128 parsel sayılı taşınmaz, 17.04.1965 tarihinde tapulama yoluyla Hazine adına delicelik vasfıyla tescil olmuş, beyanlar hanesinde şagilinin 1964 yılından beri davacı ... olduğu belirtilmiştir. Davacının dava dilekçesindeki talebinin incelenmesinde; dava konusu taşınmazın tapu kaydı oluştuktan sonraki dönemde, 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında 8500 m2’sinin kazanıldığı iddia edildiğine göre, dava kadastro tespiti öncesi sebebe dayandırılmamıştır. Bu nedenle somut olayda, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemez.
Mahkemece tarafların sundukları ve sunacakları yasal deliller toplanarak, 3573 sayılı Kanun kapsamında oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.