MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali Ve Tescil
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.10.2018 tarihli ve 2017/330 Esas, 2018/405 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, Yeşilova Köyünde 1959 yılında yapılan toprak tevzi işlemleri sırasında 30.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 119 parsel olarak, 12.09.1959 tarihli ve 20 numaralı tapu ile müvekkillerinin murisine verildiğini, dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıtlı 101 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını, müvekkillerinin murisinin ölene kadar, ölümünden sonra da mirasçı müvekkilerinin taşınmaza zilyet olmaya devam ettiklerini öne sürerek, toprak tevzi çalışmaları esnasında 119 parsel numarası ile müvekkillerinin murisine verilen kısmın dava konusu 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazdan iptal edilerek miras payları oranında müvekkileri adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 30.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın Hazine adına kayıtlı 101 ada 2 parsel sayılı içinde kaldığı, 1959 yılında toprak tevzi yolu ile dağıtılan bu yerin 25 sene müddetle takyitli olarak davacılar murisi ... ...'a Üçdut Yeşilova Köyü 119 parsel olarak 12.09.1959 tarihli ve 20 sıra numaralı tapu ile verildiği, davacıların murisinin ölene kadar zilyet olduğu, ölümünden sonra da mirasçılarının zilyetliklerini devam ettirdikleri gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hükme karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tescile ilişkin Mahkeme gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, toprak tevzi işlemlerinin eksik ve hatalı yapılması sonucunda, Hazine adına tescil edilen tapu kayıtlarının iptali ve davacı adına tescili talebine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki, dosya içeriğine göre; Mahkemece dava konusu taşınmaza ilişkin tedavüllü tapu kayıtları ve toprak tevzi işlemlerine ilişkin belgeler getirtilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda Mahkemece, öncelikle davacı dayanağı 12.09.1959 tarihli ve 20 sıra numaralı tapu kaydı ile, kadastro çalışmaları sonucu 14.12.1944 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edilen 101 ada 2 sayılı parsele ait tapu kayıtlarının iktisap nedenleri yazılmak suretiyle ilk oluştuğu günden itibaren tüm geldi ve gittileriyle birlikte (tüm intikalleri gösterilerek) Tapu Müdürlüğünden, 1959 tarihinde taşınmazın bulunduğu bölgede 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucu oluşan 119 sayılı toprak tevzi parseline ait tablendikatif belgesi, belirtmelik tutanağı ve haritasıyla 119 sayılı parsele ilişkin toprak tevzice tapusunun oluşturulup oluşturulmadığı da araştırılmak suretiyle, şayet Hazine adına tapu oluşmuşsa 119 sayılı tevzi parseline ilişkin tapu kaydıyla birlikte İl Özel İdare Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden sorularak yazı cevabının dosya arasına konulması, bundan sonra yeniden fen bilirkişisi, mahalli bilirkişiler ve tanıklar aracılığıyla taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılması, dayanak belgeler ile paftanın ve tapu kayıtlarının yerinde uygulanması, dava konusu 119 sayılı toprak tevzi parselinin tevzi haritasındaki sınırları itibarı ile dava konusu tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığının bu şekilde duraksamaya yer vermeksizin tespitinden sonra toplanmış ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 23.01.2019 tarihli ve 2019/10 Esas, 2019/61 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.