MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
İLK DERECE
MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2016/259 Esas, 2018/184 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 09.06.2012-09.06.2013 tarihleri arası dönem için 7.680,00 TL, 10.07.2013-09.06.2014 tarihleri arası dönem için 7.928,06 TL, 10.07.2017-09.06.2015 tarihleri arası dönem için 8.662,20 TL, 10.07.2015-09.06.2016 tarihleri arası dönem için 9.219,18 TL olmak üzere toplam 33.489,45 TL ecrimisil bedelinin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekili ile davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava; ecrimisil isteğine ilişkindir.
İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b-2 maddesi gereğince kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile toplam 33.489,45 TL ecrimisil bedelinin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nin 362. maddesinde bölge adliye mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, aynı maddenin 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesiyle değişik 1/a bendinde de "Miktar veya değeri kırkbin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" hükmüne yer verilmiş; anılan 40.000.00 TL'lik kesinlik sınırı 2018 yılı itibarıyla 47.530.00 TL. olarak uygulanmaya başlamıştır.
Somut olayda, ecrimisil miktarı bilirkişi raporuyla toplam 33.489,45 TL olarak belirlendiğine göre, davacı tarafın aleyhine (28.718,55 TL) ve davalı tarafın aleyhine hükmedilen (33.489,45 TL) temyize konu dava değerleri 2018 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 47.530.00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da bir karar verilebilir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinin 6100 sayılı HMK'nin 362. maddesi uyarınca 2018 yılı itibariyle miktar ve değeri 47.530,00 TL'yi geçmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olduğundan değerden REDDİNE, peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 06.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy