MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün, 2015/5087 sayılı takip dosyasında yapılan 30.03.2015 günlü hacizde, üçüncü kişi şirketin istihkak iddiasında bulunduğu, alacaklının istihkak iddiasını kabul etmediği bildirilerek İİK’nin 96, 97. maddeleri gereğince takibin devamı ya da taliki konusunda bir karar verilmek üzere icra dosyası İcra Mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece verilen ilk karar da, haczin uygulanma şekli, haczedilen eşyaların nitelikleri, haciz sırasında yapılan istihkak iddiasının içeriği nazara alınarak, haczedilen menkuller yönünden takibin durdurulmasına, alacaklının kararın tebliğinden itibaren 7 günlük süre içinde görevli ve yetkili mahkemede istihkak davası açmakta muhtariyetine, belirtilen sürede dava açılmadığı takdirde istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, kararın alacaklı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.09.2018 tarihli ve 2015/23747 Esas, 2018/16134 Karar sayılı ilamı ile; alacaklı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek İİK'nin 97/6. maddesine aykırı olarak üçüncü kişi yerine alacaklı tarafa dava açmak üzere süre verilmesi İİK’nin 97. maddesinin 3. fıkrasının: "Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan 36'ncı maddede gösterilen teminat alınır.” ve 4. fıkrasının ise; “Teminatın cins ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir olunur." hükmünü içerdiği Mahkemece, takibin talikine karar verilmesine rağmen anılan emredici düzenlemeye aykırı olarak, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı 3. kişiden teminat alınmasına karar verilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda; haczin İİK'nin 99 maddesine uygun olarak yapılması gerektiğinden bahisle İcra Müdürlüğünün İİK'nin 97 madde uyarınca prosedürün işletilmesi talebinin reddine, İİK’nin 99. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiğinden dosyanın İcra Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, buna uygun karar verilmesi gerekir. Bozma kararında alacaklı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, üçüncü kişiye dava açmak üzere süre verilmesi, ve takibin talikine karar verildiğinden üçüncü kişiden teminat alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuştur.
Yargıtayın bozma kararına uymuş olan mahkeme, bu uyma kararı ile bağlıdır. Bozma kararında gösterilen biçimde inceleme yapmak ya da gösterilen biçimde hüküm vermek zorundadır. Bozmaya uyulduktan sonra buna aykırı karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366. ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy