MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali Ve Tescil, Olmazsa Alacak
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.12.2016 tarihli ve 2013/202 Esas, 2016/371 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun, davacının başvurusunun süreden reddine; davalının başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 14.05.1991 tarihli sözleşme uyarınca 587 parsel sayılı taşınmazın, sözleşmede belirlenen 300 m2’lik kısmının, vekil edeninin diğer taşınmazlardaki payını devretmesi karşılığında vekil edenine verilmesinin kararlaştırıldığını ve müvekkili tarafından bu kısma 2,5 katlı bir yapı yapıldığını belirterek, bahsi geçen parselin 300 m2 kısmına ilişkin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline, olmadığı takdirde muhdesatın güncel bedelinin ödenmesine ve bu da kabul edilmediği takdirde arsa ve yapı bedeli gözetilerek bedeli karşılığında vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil isteminin reddine, alacak isteminin kısmen kabulü ile 20.000 TL’nin tahsiline dair verilen karar taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun süresinde olmadığından reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil olmazsa muhdesatın bedeline yönelik alacak istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 587 parselin elma bahçesi niteliği ile davalı adına kayıtlı olduğu ve davalının, davacının dava dışı çocukları Halil ... ve ... ile 14.05.1991 tarihinde yaptığı anlaşma ile dava konusu 587 parselin 300 m2’lik kısmının, davacı ...’in diğer tarlalardaki hisselerine karşılık çocuklarına verdiğini belirttiği anlaşılmaktadır.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekili 27.01.2014 tarihli dilekçesi ile taşınmaz üzerindeki evin davacı tarafından inşa edildiğini ancak malzemenin davalı ve ailesince temin edildiğini, davacının sadece bir kısım işçilik ücretini ödediğini belirtmiştir. Ayrıca 17.09.2014 tarihli celsede dinlenen davalı tanığı ..., dava konusu muhdesatın kaba inşaatını yapan usta olduğunu, pazarlığı davacı ile yaptığını, parayı davacıdan aldığını bildirmiştir. Davalının diğer tanığı olan oğlu ... da mevcut evin malzemesini kendilerinin aldığını, usta parasını davacı halasının ödediğini, davacının sadece usta parası hakkı olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
TMK'nin 723. maddesi “Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran arazi maliki iyiniyetli değilse hâkim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının tazmin edilmesine karar verebilir. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hâkimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir” şeklindedir.
Öte yandan davacı tarafın tanık listesinde bildirdiği tüm tanıkları dinlenmeden karar verilmiştir. O halde Mahkemece, davacı tarafın dinlenmeyen tanıklarının dinlenmesi, taraf delillerinin eksiksiz toplanması, davacının iyiniyet durumu ve TMK'nin 723. madesi gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.