MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; ... ili, Merkez ilçesi, 623 ada, 16 parsel sayılı taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, davalıların, müvekkilinin taşınmazının bir kısmını haksız olarak kullandıklarını belirterek, dava konusu taşınmaza vaki elatmalarının önlenmesini istemiştir.
Davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; davacı tarafa ait dava konusu taşınmazın fen bilirkişi raporunda belirtilen kısmına davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı elatma olgusunun sabit olduğu kanaati ile, 623/16 parsel sayılı taşınmazın, rapora ekli krokide koordinatları belirtilen ve A harfi ile gösterilen kısmına davalılar tarafından yapılan haksız ve hukuka aykırı elatmanın önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
2. Elatmanın önlenmesine yönelik davalarda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120/1. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413.), 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddeleri uyarınca dava değerinin, buna göre alınacak harç ve vekalet ücretinin, el atılan yer (kısım) değerinden ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Somut olayda; ziraat ve inşaat bilirkişilerince düzenlenen 21.03.2016 tarihli rapora göre, kabul kararı verilen dava konusu taşınmazda elatılan kısmın değerinin 17.152,45 TL olarak belirlenmiş olduğu gözönüne alındığında, bu miktar üzerinden karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin hesaplanıp hüküm kurulması gerekirken, mahkemece yine aynı bilirkişilerce belirlenen elatılan alanın tarımsal değeri olan 25.728,68 TL üzerinden karar ve ilam harcı ile vekalet ücreti belirlenmesi doğru olmamıştır. Ancak anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. (HUMK mad. 438/7, HMK mad. 370/2).
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın 2. paragrafında bulunan “1.757,55 TL” ibaresinin madde metninden çıkarılarak yerine “1.171,68 TL”, “1.307,35 TL” ibaresinin madde metninden çıkarılarak yerine “721,48 TL” ibarelerinin yazılmasına, kararın 4.paragrafında bulunan “3.087,40 TL” ibaresinin madde metninden çıkarılarak yerine “2.058,29 TL” ibaresinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.