MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen dava şartı yokluğundan reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 04.04.2019 tarihli ve 2018/16030 Esas, 2019/3664 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, davacı ile borçlu davalının 02.07.1994 tarihinde evlendiğini, bu evlilikten iki çocukları bulunduğunu, müvekkilinin evlilik birliği içinde yatırım amaçlı olarak kooperatif dairesi satın almak için SS ...Sitesi Konut Yapı Kooperatifinde bir daire beğenerek başkanı ile yaptığı görüşme sonucunda kooperatif dairesi almak istediğini, adına kayıtlı başka bir kooperatif evi bulunduğundan ileride üzerine geçirilmek üzere eşi ... adına kayıt yaptırarak eşinin kooperatif üyesi olmasını sağladığını, bu dairenin bedelinin tamamının davacı ... tarafından ödendiğini, taraflar arasında İstanbul (12) Aile Mahkemesinin 2009/769 Esas sayılı dosyasında boşanma davası ikame edildiğini, dava devam ederken davalı ... ün mal kaçırma hazırlıkları içersine girdiğini, müvekkilinin katkısı ile alınan aracı sattığını, ayrıca kayıtlı evi satmaya kalktığını, boşanma davasının reddolunduğunu, bu durum karşısında müvekkilinin devir hakkını istediğini, ancak davalının bu devir işlemlerini yapmadığı gibi dairenin bedelini de ödemeye yanaşmadığını, devir işleminin yapılması için ihtar edildiğini, ancak davalının ihtara cevap vermediği ve ihtarın şartlarını yerine getirmediği için temerrüde düştüğünü, müvekkilinin mağdur olduğunu ve zarara uğratıldığını açıklayarak, Üsküdar 1. İcra Müdürlüğünün 2012/4553 Esas sayılı dosyasından takibe, borca, faize ve ferilerine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, kooperatif hissesine ve/veya tapu kayıtlarına tedbir konulmasına, %40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davaya konu evin parasının davacı tarafından ödenmediğini, en fazla 1000 - 1500 TL katkısı olduğunu, bunu da karşılıksız yaptığı için geri istemesinin yasal dayanağı olmadığını, tarafların ayrı yaşadığını, İstanbul 12. Aile Mahkemesinde açılan boşanma davasının reddedildiğini açıklayarak, haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur.
Dosya kendisine görevsizlikle gelen, Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince, aile mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesince, davanın, itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usûllerine Dair Kanun'un 5133 sayılı Kanunla değişik 4. maddesinde, 08/07/2003 tarihinde faaliyete geçen aile mahkemelerinin görev kapsamının belirlendiği ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 2. kitabının Üçüncü kısmı hariç ilk iki kısmında yer alan (118 ile 395. madde arası) hükümleriyle ilgili çıkan uyuşmazlıkların bu mahkemelerin görevleri arasında kabul edildiği ve çekişmenin aile mahkemeleri tarafından çözüme kavuşturulacağının hükme bağlandığı, somut olayda, davacının, evlilik birliği içerisinde edinilen kooperatifin ödemelerinin kendisi tarafından yapıldığını, ancak, kooperatif üyeliğinin davalı eşi adına yaptırıldığını ileri sürerek, ödemiş olduğu bedellerin tahsili için icra takibi başlattığı, takibe itiraz üzerine eldeki davanın açıldığının anlaşıldığı, davacı eşin, evlilik birliği içerisinde edinilen bir mal varlığının edinilmesine maddi katkıda bulunduğunu açıkladığını, takip ve davanın konusunun katkı alacağına ilişkin olduğu, bu durumda, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usûllerine Dair Kanun'un 4. maddesi hükmü gereğince davaya bakma görevinin aile mahkemesine ait bulunduğu gerekçesiyle Üsküdar 1. Aile Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiş, Üsküdar 1. Aile Mahkemesince, takip ve davanın konusunun katkı alacağına ilişkin olduğu, açılmış olan boşanma davasının redle sonuçlanarak kesinleştiği, mevcut boşanma olmadığı gerekçesiyle dava, dava şartı yokluğundan reddedilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 04.04.2019 tarihli ve 2018/16030 Esas, 2019/3664 Karar sayılı ilamıyla onanmış, davacı vekili tarafından süresi içinde kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece, davanın katkı alacağı istemine ilişkin olduğu, mevcut boşanma olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmişse de, verilen karar dosya kapsamıyla örtüşmemektedir. Davacı vekili, kooperatif hissesi edinmek suretiyle davalı adına alınan dairenin ödemelerinin davacı tarafından yapıldığını, satın alınırken ileride davacıya devredilmek üzere davalı adına alındığını beyan ederek daire bedelinin faiziyle tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı sebebiyle takibin durduğunu, davalının itirazının iptalini talep etmiştir. TMK'nin 217 maddesi, ‘’Mal rejimi, eşler arasındaki borçların muaccel olmasını önlemez. Bununla beraber bir borcun yerine getirilmesi, borçlu eşi evlilik birliğini tehlikeye düşürecek derecede önemli güçlüklere sokacaksa, bu eş ödeme için süre isteyebilir. Durum ve koşullar gerektiriyorsa, hakim istemde bulunan eşi güvence göstermekle yükümlü tutar’’ hükmünü ihtiva etmektedir. Yargı yeri belirlenmesi ile ilgili kararlar göreve ve yetkiye ilişkin olarak mahkemeyi ve Yargıtay Dairelerini bağlamakta ise de, davanın nitelendirilmesi ile mahkeme bağlı değildir. Dosya kapsamına göre davanın nitelendirmesi, talep, taraflarca getirilme ilkesi ve taleple bağlılık ilkeleri ile hakimin davayı aydınlatma ödevi birlikte gözetilerek mahkeme tarafından yapılmalıdır. Davacı vekilinin, dava dilekçesi ve davacının dosya kapsamındaki beyanlarına göre, dava, TMK'nin 217. maddesine dayanılarak açılan alacak davasıdır. Buna göre, görevli olduğu kesinleşen Aile Mahkemesince, genel hükümler çerçevesinde taraf delilleri değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken, yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu yönden bozulması gerekirken, onanması nedeniyle, karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04.04.2019 tarihli ve 2018/16030 Esas, 2019/3664 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 09.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy