MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
İLK DERECE
MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli ve 2016/510 Esas, 2018/436 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalılar vekili tarafından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, 24.02.2015 tarihinde mahkeme hükmü ile 465 ada 17 parsel nolu taşınmazdaki dava konusu 8 nolu bağımsız bölümdeki 3/4 hisse maliki .... Oğlu ... ile mirasçılarının gaip olmaları nedeniyle hak ve menfaatlerinin korunması için kayyım olarak atanıldığını, dava konusu taşınmazın davalılar kullanımında olması nedeniyle 01.01.2010-31.12.2015 arası için toplam 66.188,00 TL ecrimisilin yıllar itibariyle hesaplanacak yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile toplam 65.925,00 TL ecrimisilin tahsiline dair verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 465 ada 17 parseldeki 10 nolu bağımsız bölümün 3/4 hissesinin Norman oğlu ... adına tapuda kayıtlı olduğu, İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ve 2013/561 Esas, 2015/178 Karar sayılı kararı ile bu kişiye kayyım atandığı, dava açıldıktan sonra 29.12.2016 tarihinde mirasçıları tarafından tapuda intikal işlemi yaptırıldığı ve 10.01.2017 tarihinde tapu malikinin mirasçıları tarafından kayyımlığın kaldırılması davası açıldığı, dava sonucunda 20.04.2017 tarihinde kayyımlığın kaldırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
Davacı ... TMK'nin 427/1 maddesi gereğince kayyım olarak atanmış olup gaip olan kişinin haklarını korumak ve kullanmakla yükümlüdür.
Yönetim kayyımlığının asıl görevi malların idaresi olup, kayyımlığın kaldırılması ile görevi sona erer. Somut olayda, davacı ... tarafından ecrimisil talepli dava açıldıktan sonra, yargılama sırasında kayyım atanan kişinin mirasçıları tarafından tapuda intikal işlemi gerçekleştirildiği gibi kayyımlık kararının da kaldırıldığı ve kayyımın görevinin sona erdiği hususları dosya kapsamı ile sabittir. Dava tarihi itibarıyla kayyımın davayı açmaya ehil olduğu, ancak dava görülürken taşınmazın mirasçılara tapuda intikal ettiği ve kayyımlık kararının mahkeme kararıyla kaldırıldığı ve temsil sona erdiğine göre, tapu maliklerinin mirasçılarına davanın resen ihbar edilmesi ve davayı takip edip etmemelerine göre bir karar verilmesi gerekirken, bundan zuhul ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru görülmemiş olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy