MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Men'i Müdahale- Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, 6907 parsel sayılı 136 m2 'lik taşınmazın 19/06/1989 tarihinden itibaren maliki bulunduğunu, taşınmazına bitişik 6908 parsel sayılı taşınmazın sahiplerinin 1,5 metre eninde bir şerit halinde yerine geçmek suretiyle taşkın inşaat yaptıklarını açıklayarak, davalıların yapmış olduğu inşaatın taşınmazına taşan kısmının yıkılması ile müdahalenin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, celp edilen kayıtlar, mahallinde yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları, ek raporlar ve tüm dosya kapsamına göre belediye tarafından yapılan imar uygulaması ile bazı hak sahiplerinin haklarının zayi olduğu belirtilerek encümen kararı ile davaya konu parseller içindeki binaların yerleşim durumları ve işgal alanları gözetilerek bazı düzeltmeler yapılmasına karar verildiği, davalılara ait 6908 parsel çap ve yüzölçümünde değişiklik yapılmasına karar verildiği, encümen kararının tapuda infaz edildiği, bu düzeltmede davacının 6907 parselinin yüzölçümünün 136 m² olarak korunduğu, davalıların parseli içindeki binanın 6907 parsele taşkınlığı ile ilgili işlem yapılmadığı, davalıların binasına ... Belediye Başkanlığı tarafından 10/07/1987 tarihli inşaat istikamet rölevesine göre yapı ruhsatı verildiği ve buna göre 6907 parsele taşkınlığının olmadığının belirtildiği, bu nedenlerle bina sahibinin iyi niyetli olduğunun anlaşıldığı, bina sahiplerinin iyi niyetli olmaları nedeni ile bina bedelinin davacı tarafından yatırılması gerektiği ancak davacı vekilinin 25/11/2015 tarihli celsede bedeli yatırmayacaklarını bildirdiğinden açılan davanın reddine dair karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, taşkın yapı nedeniyle elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davalılara ait bina ile ilgili aldırılan 24.04.2014 tarihli teknik bilirkişi raporunda "d-d kolon aksı:güçlendirme projesindeki 10-10 kolon aksına getirilmesi ile binanın davacının maliki olduğu 6907 nolu parsele tecavüzlü kısmının, davalının maliki olduğu 6908 parsel nolu taşınmaz sınırına getirileceğini, ek-3'te belirtilen güçlendirme statik ve betonerme projesindeki kolon mantoloma ve perdelerin imalatı tamamlandıktan sonra tecavüzlü kısmın kal'inin yapılması uygun olacağı ve yasal imar sınırları içine getirileceği" görüşünün belirtildiği ve raporda güçlendirme bedelinin 22.563,53 TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin, davalıların iyiniyetli olduğu yönündeki kabulü yerinde olmuş ise de teknik bilirkişi raporunda yazıldığı üzere, binanın tamamının yıkımının gerekmediği, belirtilen güçlendirmelerle sadece taşkın kısmın yıkımının mümkün olduğu gözetilmeksizin tüm bina bedeli olan 78.030,00 TL'nin davacı tarafça depo edilmesine karar verilmesi ve yazılı şekilde para yatırılmadığından davanın reddi hatalı olmuştur. Mahkemece, binanın sadece taşkın kısmının değeri ile 24.04.2014 tarihli raporda geçen güçlendirme maliyeti bedeli toplamı belirlenip davacıya bu toplam bedeli mahkeme veznesine depo etmesi için süre ve imkan verilip sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2). bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1). bentte gösterilen nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.