MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.03.2019 tarihli ve 2017/487 Esas, 2019/41 Karar sayılı kararıyla davanın elatmanın önlenmesi isteminin reddine ecrimisil isteminin ise 516,03 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile davalının elatmanın önlenmesi isteminin kısmen kabulüne ve 516,03 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davacının da paydaş olduğu Aksaray İli Merkez Yeşiltepe Köyü 764 ada 2 parsel (eski 3075), 762 ada 3 parsel (eski 2221) ve 134 ada 15 parsel sayılı taşınmazlara davalının elattığını ileri sürülerek davalının dava konusu taşınmazlara el atmasının önlenmesi ile 1.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsili istenmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu taşınmazlardan Ortaarkaç mevkiinde bulunan taşınmazı davalının hiç kullanmadığını, Çölmevkisi ve Küçüktaşlıkuyu mevkiinde bulunan taşınmazları ise davalının yaklaşık bir-iki yıldır kullandığını, davacının intifadan men koşulunu yerine getirmediğini, davalının taşınmazın diğer hissedarlardan olan Battal Çini’nin hissesini haricen devir aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacının elatmanın önlenmesi talebinin reddine, ecrimisil talebinin 516,03 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine dair İlk Derece Mahkemesince verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış ve davanın kısmen kabulü ile,
"a-Aksaray ili Merkez Yeşiltepe (Kırgıv) Köyü 762 ada 3 parsel (eski 2221) ve 134 ada 15 parsele davalının elatmasının önlenmesine, aynı yer 764 ada 2 parsele (eski 3075) ilişkin açılan elatmanın önlenmesi davasının reddine,
b-Davacının ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 516,03 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin ecrimisil isteminin reddine," karar verilmiş, davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, elbirliği halinde mülkiyete tabi üç ayrı taşınmaza ortak olan davacının, ortak olmayan davalının elattığı iddiasına dayalı el atmanın önlenmesi ile ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar ile temyize gelen tarafın sıfatına göre dava konusu 764 ada 2 parsel (eski 3075) sayılı taşınmaza elatmanın önlenmesi talebi dışındaki talepler yönünden verilen karar kesinleştiğinden, 764 ada 2 parsel (eski 3075) sayılı taşınmaza el atmanın önlenmesi istemine hasren inceleme yapılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 683. maddesi uyarınca bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir. Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi için dava konusu edilen taşınmazlara davalının mülkiyet ya da sınırlı bir ayni hakkının veya tahsisten kaynaklanan kişisel bir hakkının bulunup bulunmadığının saptanması, davalının korunmaya değer herhangi bir hakka dayanmaksızın el atıp atmadığı hususunun duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması gerekmektedir. Bu kapsamda HMK'nin 259/2.maddesi gereği maddi gerçeğin ortaya çıkması açısından taşınmaz başında yapılacak keşif mahallinde tanıkların dinlenmesi gerekir.
Somut olayda, Mahkemece, yapılan keşif esnasında taşınmalarla ilgili herhangi bir gözleme yer verilmemişken, ziraat bilirkişisi ... 'ın 764 ada 2 parsel (eski 3075) sayılı taşınmazın sürülü olduğuna raporunda yer verdiği, taraf tanıklarının keşif mahalli yerine duruşmada dinlendikleri, duruşmada alınan tanık beyanlarında davacı tanıklarının taşınmazı davalının kullandığını beyan ettikleri, davalı tanıklarından ...'in ise taşınmazı davalının kullanmadığı yönünde beyanda bulunduğu görülmektedir. Mahkemece, iddia edildiği üzere davalının elatma olgusuna yönelik mahallinde keşif yapılmasına rağmen taraf tanıkları keşif mahallinde dinlenilmeden ve beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeden 764 ada 2 parsel (eski 3075) sayılı taşınmaza davalının elatması olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gereken iş; taraflarca ismi bildirilen tanıkların HMK'nin 240, 243 ve 259. maddeleri uyarınca davetiye ile keşif yerine çağrılarak, aynı Kanun'un 259/2 ve 290/2. maddeleri hükümleri uyarınca, dava konusu taşınmaz başında dinlenerek, davacı tarafın iddiası doğrultusunda dava tarihi ve öncesinde davalının Aksaray İli Merkez Yeşiltepe Köyü Ortaarkaç mevkii 764 ada 2 parsel (eski 3075) sayılı taşınmazı kullanıp kullanmadığı hususunun şüpheye yer olmayacak şekilde açıklattırılmalı, tanık beyanları arası çelişki olduğu takdirde; beyanları arasında oluşabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; iddia ve savunma çerçevesinde, toplanmış ve toplanacak deliller neticesinde oluşacak sonuca bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı ve yerinde olmayan gerekçelerle ret kararı verilmesi doğru görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.