MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ortaklığın Giderilmesi Davasına Dayalı Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, bozma üzerine kabul kararı verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar ... ve müşterekleri vekili; .... ilçesi, 564 parsel üzerindeki yapılar ve ağaçların müvekkilleri tarafından meydana getirildiğini ileri sürerek muhdesatların tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; 2005 yılında taraflar arasında görülen, eldeki dosya davacılarının davalı olduğu muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil davasında, muhdesatlar konusunda bir talepte bulunmadıkları, dolayısıyla açılan bu muhdesat tespitine ilişkin davanın hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde bulunduğu gerekçe gösterilerek ret kararı verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dairemizce yapılan kanun yolu incelemesi neticesinde; 09.02.2016 tarihli ve 2014/18192 Esas, 2016/2024 Karar sayılı ilam ile; Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.07.2005 tarihli ve 2005/4-276 Esas - Karar sayılı eldeki dosyanın davalısı ... ile dava dışı ... tarafından muvazaaya dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasında; 564 parselin ortak miras bırakan tarafından çocuklar Celal, Sadık ve ...'e muvazaalı olarak devredildiği, amacın mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik olduğu ileri sürülerek miras payı oranında iptal ve tescil isteğinde bulunulduğu, muhdesatlar konusunda bir talepte bulunulmadığı, mahallinde yapılan keşif sırasında, taşınmaz üzerindeki evlerin davalılara ait olduğu, halen (eldeki dava davacıları) davalılar tarafından ev ve bahçe olarak kullanıldığının belirlendiği belirtilerek, taraflar arasında derdest ortaklığın giderilmesi davası da bulunduğuna göre, eldeki davanın hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, Mahkemece tüm deliller birlikte değerlendirilip, elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı kanaat ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı tespiti ile hüküm bozulmuştur. Bozma sonrası davalı tarafından yapılan karar düzeltme isteği de reddedilmiştir.
Yerel Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile Muğla, Ortaca, 564 nolu parselde bulunan yapılar ve ağaçların, ..., ..., ..., ..., ...'e ayrı ayrı olarak aidiyetinin tespitine karar verilmiş, hüküm bu defa davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Somut olayda, Mahkemece her ne kadar bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de; taraf delillerinin toplanmadığı, keşif yapılmadığı, tanıkların dinlenmediği görülmektedir. Bu doğrultuda mahallinde keşif yapılarak her bir muhdesatın ayrı ayrı krokide gösterilip, kimin hangi muhdesatı meydana getirdiğinin taraf tanıkları da dinlenerek tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması yeniden bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; muhdesatın tespiti davalarında, dava konusu (müddeabih), davalının payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup, yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcı ile davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinin bu miktar üzerinden belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece, kurulan hükümde muhdesatın belirlenen değerleri üzerinden denilerek karar ve ilam harcı ile vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy