DAVA TÜRÜ: Şikayet
MAHKEMESİ: Bursa 2. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bursa 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 21.12.2018 tarihli ve 2018/931 Esas, 2018/958 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı alacaklı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Üçüncü kişi vekili, borçlu aleyhine yapılan takip nedeniyle 17.12.2018 tarihinde müvekkiline ait şirket adresinde haczedilen menkullerin borçluya ait olmadığını, borçlu şirket ile aralarında organik ve fiili bir bağın olmadığını, aralarında ticari ilişki bulunduğunu belirterek, İİK'nin 99. maddesi uyarınca istihkak davası açmak üzere alacaklıya süre verilmesi gerekirken, usul ve yasaya aykırı olarak İİK'nin 96. maddesi uyarınca davacıya süre verilmesine ilişkin 17.12.2018 tarihli İcra Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince dosya üzerinden yapılan incelemede, haciz adresinin üçüncü kişi şirketin ticaret sicil adresi olduğu, borçlu şirket ile haciz adresi arasında bağ bulunduğunu gösteren belge bulunmadığı gibi, mahcuzların borçluya aidiyetini gösterir yeterli delil de bulunmadığı belirtilerek şikayetin kabulü ile şikayete konu 17.12.2018 tarihli haczin İİK’nin 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verilmiş, davalı alacaklı vekili tarafından hüküm istinaf edilmiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, haczin gerçekleştirildiği adresin ödeme emri tebliğ adresi olmamakla birlikte borçlu şirketin ticaret siciline kayıtlı adresi de olmadığı, borçlu şirket yetkilisi ya da ortağının haciz sırasında hazır bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Talep; İcra Müdürlüğünün İİK'nin 96. maddesi uyarınca yapılan haciz işlemini şikayete ilişkindir.
Dava konusu haciz işlemi 17.12.2018 tarihinde davacı üçüncü kişi şirket adresinde şirket yetkilisi huzurunda yapılmıştır. Bununla birlikte haciz sırasında borçlu şirket tarafından düzenlenen hacizden bir ay öncesine ait birden fazla sevk irsaliyesi ve üçüncü kişi şirket bilgisayarında borçlu şirkete ait excel dosyası, borçlu şirket adına dava dışı şirketten düzenlenen sipariş fişi ve borçlu şirket tarafından düzenlenen yakın tarihli güncel çeklerin bulunmuş olması karşısında, haczin İİK’nin 96. madde uyarınca yapılması gerektiği kabul edilerek üçüncü kişinin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy