MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ... vekili tarafından istenilmiştir. Duruşma istemi davanın niteliği itibariyle reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KA R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların nüfus kayıtlarında anne baba bir kardeşleri görünen ..., ... ve ...'un gerçekte davacıların babası ... ...'un ilk eşi ...'dan doğma çocukları olduklarını, yersel yazım nedeniyle gerçeğe aykırı olarak davacıların annesi, ... ...'un ikinci eşi ... çocuğuymuş gibi nüfusa kaydedildiklerini ileri sürerek, ...'un nüfus kütüğünde bulunan ..., ... ve ...'un kayıtlarının silinmesine ve nüfus kayıtlarının gerçeğe uygun olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiş, Mahkemece, ... ...'un ilk eşi ... ile ... ve ...'un mezar yerlerinin tespit edilememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Nüfus kayıtlarının düzenli ve gerçeğe uygun olarak tutulması kamu düzeni ile yakından ilgilidir. Nüfus kayıtlarındaki istemlerle ilgili davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır.
Mahkemece ..., ... ve ...'un annesinin davacıların babası ... ...'un ilk eşi ... olduğu iddiasına yönelik davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava dilekçesinde davacıların annesi ve ... ...'un ikinci eşi ...'un ..., ... ve ...'un annesi olmadığı da iddia edildiğine ve Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 06/09/2017 tarihli raporda ...'un, ... için biyolojik anneliğinin reddedildiği bildirildiğine göre; ... ve ... çocukları ile anne olmadığı iddia edilen ... arasında, aynı annesel soydan gelip gelmediklerine ilişkin DNA araştırması yaptırılıp, alınacak rapor ile toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz inceleme ile ...'un ..., ... ve ...'un annesi olmadığı iddiası yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.