MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR: ... vs.
DAVA TÜRÜ: Kayyımlığın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar ..., ..., ... ve ... vekili, Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1805 Esas, 2009/252 Karar sayılı dosyası ile dava konusu taşınmazdaki tapu kayıt malikleri ... kızı Nazife, ... kızı Adile, ... kızı ... ve ... kızı ... için kayyım atandığını, tapu maliklerinin vekil edenlerinin murisleri olduğunu belirterek, haklarında verilen kayyımlık kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı kayyım vekili, tapu kaydının tüm dayanakları ile birlikte getirtilmesi, nüfus müdürlüğünden araştırma yapılması, zabıta araştırması yapılması, gerekirse keşif yapılması ve tanık dinlenmesi gerektiğini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın kabulü ile Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1805 Esas, 2009/252 Karar sayılı kararı ve ek kararı (tavzih kararı) ile ... kızı Nazife, ... kızı Adile, ... kızı ... ve ... kızı ...'yi 3561 sayılı Yasa gereğince temsil etmek üzere İzmir Defterdarının kayyım tayin edilmesine dair kararın kaldırılmasına dair ilk kararı, davalı kayyım vekilinin temyizi üzerine Dairenin 24.01.2018 tarihli ve 2017/6112 Esas, 2018/1270 Karar sayılı ilamı ile “ ... Mahkemece, konuya ilişkin Kanun hükümleri ve amacı gözetilerek, sadece dosyada bulunan mirasçılık belgeleri ile yetinilmeden; detaylı bir şekilde kolluk araştırması yapılarak, dava konusu taşınmaza ait ilk tesisinden itibaren bütün tedavülleri ile birlikte tapu kaydı ve dayanak belgelerinin ilgili tapu müdürlüğünden, vergi kaydıyla ilgili bilgi ve belgelerin belediye başkanlığından ve vergi dairesi müdürlüğünden getirtilip kayıt ve belgelerde kimlik bilgilerinin bulunması halinde nüfus müdürlüğünden ilgililerin nüfus aile kayıtlarının istenerek; kayyım atanan tapu malikleri ile davacıların murisleri arasındaki irtibatın araştırılması, tapu kaydı ve mirasçılık belgelerindeki ismi geçen kişilerin kimlik bilgilerinin farklılığı karşısında farklı olanlar belirtilerek gerekirse mahkemece eldeki davanın davacılarının murislerinin tapu malikleri ile aynı kişiler olduğunun tespiti için dava açmak üzere süre ve imkan verilmesi ve dava açıldığı takdirde sonucu beklenerek buna göre bir değerlendirme yapılması ve toplanan bütün deliller birlikte değerlendirilerek, kayyım atanan tapu malikleri ile davacıların murislerinin aynı kişiler olup olmadıkları hususu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla davanın kabulü doğru görülmemiştir...” gereğine işaret edilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kabulü ile Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1805 Esas, 2009/252 Karar sayılı kararı ve tavzih kararı ile ... kızı Nazife, Ali kızı Adile, Ali kızı ... ve Ali kızı ... haklarındaki İzmir Defterdarlığının kayyımlık kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalı kayyım vekilinin tapu kayıt maliki ... kızı Nazife’ye yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin tapu kayıt malikleri ... kızı Adile, ... kızı ...e ve ... kızı ...’ye yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar ve bozma ilamı çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılması gerekir. Kendilerine kayyım atanan tapu kayıt malikleri Adile, ... ve ...’nin tapu kaydında geçen baba adlarının ... olduğu, sunulan mirasçılık belgelerinde ismi geçen kişilerin baba adlarının ise Ali olduğu anlaşıldığına göre; Daire’nin az yukarıda belirtilen bozma ilamında; tapu kaydı ve mirasçılık belgelerindeki ismi geçen kişilerin kimlik bilgilerinin farklılığı karşısında, farklı olanlar belirtilerek gerekirse mahkemece eldeki davanın davacılarının murislerinin tapu malikleri ile aynı kişiler olduğunun tespiti için dava açmak üzere süre ve imkan verilmesi, dava açıldığı takdirde sonucu beklenerek buna göre bir değerlendirme yapılması ve toplanan bütün deliller birlikte değerlendirilerek, kayyım atanan tapu malikleri ile davacıların murislerinin aynı kişiler olup olmadıkları hususu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen mahkemece bu gereklilik yerine getirilmeden eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalı kayyım vekilinin tapu kayıt malikleri ... kızı Adile, ... kızı ... ve ... kızı ...’ye yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı kayyım vekilinin tapu kayıt maliki ... kızı Nazife’ye yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy