MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili asıl davada; alacaklı tarafından başlatılan takip üzerine 06.02.2015 tarihinde üçüncü kişi şirketin adresinde haciz uygulandığını, haciz sırasında İİK’nin 99. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği halde, haczin İİK’nin 96-97.maddeleri uyarınca yapıldığını bildirerek 06.02.2015 tarihinde gerçekleştirilen hacizde İİK’nin 99. maddesi yerine İİK’nin 96-97. maddesinin uygulanmasına ve haczedilen malların muhafaza altına alınmasına ilişkin işlemin iptali ile muhafaza altına alınan malların iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı üçüncü kişi vekili birleşen dosyada; 06.02.2015 tarihinde müvekkili şirketin adresinde haczedilen makinelerin hastaların hayatı açısından büyük önem taşımasına rağmen muhafaza işleminin gerçekleştirildiğini, tüm bu cihazların sökümünün uzman bilirkişi tarafından değil de, teknik servis sorumlusu tarafından gerçekleştirildiğini, efor cihazı ve tomografi cihazının kasası, yani beyninin haczedilip muhafaza altına alındığını, oysaki kasanın yani beynin tek başına ekonomik bir değerinin de olmadığını, bu nedenle bu cihazların yalnızca beyninin haczedilerek muhafaza altına alınmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin malları üzerinde taşkın haciz yapıldığını bildirerek, 06.02.2015 tarihinde gerçekleştirilen usul ve yasaya aykırı haciz ve muhafaza işleminin iptali ve muhafaza altına alınan malların iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu şirketin 2008 yılında kurulduğunu, aynı adreste daha sonra 2013 yılında borçlu firmanın da etkin ortağı olan ...'ın kurucusu ve ortağı olduğu üçüncü kişi ... Sağlık Hiz. A.Ş.nin kurulduğunu, Ankara Özel Yüzüncü Yıl Hastanesinin işletme hakkı ve ruhsatının düşük bir bedelle üçüncü kişi ... Sağlık Hiz. A.Ş.ye 26.04.2013 tarihli işletme hakkı ve ruhsat devri sözleşmesi ile devredildiğini, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinde haciz ve muhafaza gerçekleştirildiğini, borçlu firmanın ticaret unvanının haciz yapılan mahaldeki odanın kapısında yazılı olup, fotoğraflandığını, belirtilen nedenlerle borçlu şirket ile üçüncü kişi şirket arasında fiili ve organik bağ bulunduğunu bildirerek, şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, borçlu şirket ile davacı üçüncü kişi şirketin ticaret sicil adreslerinin aynı olduğu, borçlu şirketin fiili haciz esnasında bu adreste faaliyet gösterdiğine ilişkin tabelasının bulunduğu, borçlu şirket ile davacı şirketin ruhsat devri suretiyle işlettiği Özel Yüzüncü Yıl Hastanesinin ortakları arasında fiili bağ bulunduğu, her iki şirkette ... ile takip alacaklısı ...'in müşterek ortak olduğu, şirketlerin faaliyet alanlarının ve konularının benzer ve müşterek olduğu gerekçesiyle yerinde görülmeyen asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava üçüncü kişinin İİK’nin 97. ve 99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet talebi ile birleşen dava icra memuru işleminin iptali ile muhafaza işleminin kaldırılmasına yönelik şikayet talebine ilişkindir.
1.Asıl dava bakımından; icra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK'nin 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir. Yargıtayca incelenmesi istenen karar hacizde İİK'nin 96 ve 97. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikâyet başvurusu niteliğinde olup, bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Birleşen 2015/150 Esas sayılı şikayet dosyası bakımından;
Üçüncü kişi şirket vekilinin şikayetiyle ilgili dosyada birleştirme kararı verilmiş, Mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir. İcra dosyasında taraf olmayan üçüncü kişinin şikayet yoluyla haczin kaldırılmasını isteyemeyeceği, ancak istihkak prosedürüne göre haczin kaldırılmasını talep edebileceği düşünülerek şikayetin aktif husumet ehliyeti yönünden reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle üçüncü kişi vekilinin asıl dosyaya ilişkin temyiz dilekçesinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosyaya ilişkin sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle gerekçesi düzeltilmek suretiyle ONANMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy