MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı üçüncü kişi vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.11.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan gelen olmadığından incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edildikten sonra 10.7.2019 tarihinde davalı alacaklı vekili tarafından davacı üçüncü kişinin davasını kabul ettiklerine ilişkin dilekçe verildiği, davacı üçüncü kişi vekili ile davalı borçlu vekilinin de kabul beyanı doğrultusunda karar verilmesine ilişkin dilekçe sunduğu anlaşılmıştır. Davalı alacaklı vekilinin kabul beyanını içeren dilekçesinin aslının dosyasında olduğu, alacaklı vekilinin usulüne uygun olarak düzenlenmiş vekaletnamesinde davayı kabul yetkisinin mevcut olduğu tespit edilmiştir.
Davayı kabul geniş kapsamlı bir beyan olup HMK'nin 309. maddesi gereği kati bir hükmün neticelerini doğurur. Kabulün geçerliliği karşı tarafın muvafakatına da bağlı değildir. Kabul beyanı etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile gösterir.
HMK'nin 310. maddesine göre davayı kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir ve kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.( HMK mad. 311)
Bu durumda, karar kesinleşinceye kadar davayı kabulün mümkün olduğuna, Mahkemece bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra,temyiz aşamasında vekaletnamesinde davayı kabul yetkisi bulunduğu anlaşılan davalı alacaklı vekili tarafından verilen dilekçe ile usulüne uygun şekilde dava kabul edildiğine ve bu aşamada davayı kabul hakkında karar verme yetkisi Yerel Mahkemesine ait bulunduğuna göre, davayı kabul hususunda karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin davayı kabul beyanı hakkında bir karar verilmek üzere Mahkeme kararının İİK’nin 366. ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy