DAVA TÜRÜ: İstihkak
MAHKEMESİ: ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalı alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, bu kez davalı alacaklı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, 21.01.2016 tarihinde mülkiyeti müvekkili şirkete ait malların haczedildiğini öne sürerek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu haciz adresi ile ödeme emrinin tebliğ edildiği adresin aynı olmadığı, haciz esnasında borçlunun hazır olmadığı ve borçluya ait evraka rastlanmadığı, bu durumda mülkiyet karinesinin üçüncü kişi şirket lehine olduğu, davalı alacaklı tarafın ise mülkiyet karinesinin aksini ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı alacaklı vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 28.05.2019 tarihli ve 2019/392 Esas, 2019/1157 Karar sayılı kararı ile; davalı alacaklı vekilinin süresi içerisinde istinaf sebeplerini belirtir dilekçe vermediği, kamu düzenine ilişkin resen dikkate alınacak istinaf sebeplerinin de bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı davalı alacaklı vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Dava dosyası Daireye intikal ettikten sonra taraf vekilleri mahcuzlar üzerindeki hacizlerin fek edilmiş olması sebebiyle davanın konusunun kalmadığını bildirmişlerdir. Taraf vekillerinin bu beyanları dikkate alınarak dava hakkında Mahkemece bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Bozma sebep ve şekline göre, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy