MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVACI (3. Kişiler) :
DAVALI (Alacaklı) :
(Borçlu) : ...
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişiler vekili, müvekkillerinin borçluya ait kumaşı, işçilik ve diğer malzemeleri temin ederek mont haline getirdiğini, işin tamamlanmasına rağmen, borçlu şirket müvekkillerine ödeme yapmadığı için, montların borçluya teslim edilmediğini, borçluya sadece montların kumaşının ait olduğunu, ödeme yapılmadığından dolayı haczedilen mallarda hapis hakları olduğunu, borçlu hakkındaki takip nedeniyle malların haczedildiğini belirterek, istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu şirket yetkilisinin, malların borçlu şirkete ait olduğunu açık olarak beyan ettiğini, ayrıca davacıların da dava dilekçesinde, malların kumaşının borçluya ait olduğunu ikrar ettiklerini, açılan dava haksız ve hukuka aykırı olduğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu ise; kumaşların mont yapılmak üzere üçüncü kişiye verildiğini gerekli ödemelerin yapıldığını, taraflar arasında fason üretime dayalı iş ilişkisi bulunduğunu, bunun eser sözleşmesi olarak nitelendirilebileceğini, eserin mülkiyetinin ise iş verene ait olduğunu, hapis hakkından bahsedilemeyeceğini, malların mülkiyeti müvekkiline ait olduğundan, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, mahcuz montların borçlu şirkete ait olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, ihtilafın borçlu ile üçüncü kişi arasındaki fason üretime ilişkin sözleşme gereğince montların işçilik bedelini ödemeyerek borçlunun, edimini yerine getirmediği iddiasına dayandığı, istihkak davalarında taraflar arasındaki borç alacak ilişkisine ilişkin iddiaların çözümlenmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, temyiz incelemesi üzerine Dairemiz 22.02.2016 Tarihli ve 2014/11853 Esas, 2016/2999 Karar sayılı karar ile; dosya kapsamına göre, davacı üçüncü kişi ile davalı borçlu arasında fason imalat sözleşmesi kapsamında üretim yapıldığı, haczedilen montların borçlu tarafından temin edilen kumaşlardan bedeli karşılığında davacı tarafından üretildiği, üretim bedelinin henüz ödenmediğinin tarafların beyanları ve defter kayıtlarına dayalı bilirkişi raporu ile sabit olduğu, haczedilen montlar üzerinde işçilik ve diğer malzeme bedelleri ödenmediğinden davacı üçüncü kişinin hapis hakkının bulunduğunun kabulü gerektiği, haczin üçüncü kişinin iş yerinde yapıldığı, bu itibarla mülkiyet karinesinin davacı üçüncü kişi lehine olduğu, davanın İİK mad. 96 gereğince üçüncü kişi tarafından açılmasının ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmayacağı, mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından şüpheye yer vermeyecek surette ispat edilmediği gerekçesi ile davanın kabulü yerine ret kararı verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, haczin üçüncü kişinin iş yerinde yapıldığı, bu sebeple mülkiyet karinesinin üçüncü kişi lehine olduğu, alacaklı tarafça mülkiyet karinesinin aksinin şüpheye yer vermeyecek şekilde ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne, hacizlerin kaldırılmasına ve borçlunun hapis hakkının varlığını bildiği ve kötü niyetli hareket ettiği gerekçesi ile de mahcuzların değerinin %15’i oranında tazminatın borçlu şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Dava üçüncü kişinin, İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı borçlunun kötü niyet tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; borçlu şirket hacze konu mahcuzların kumaşlarının mont haline getirilmek için üçüncü kişi şirkete teslim edildiğini, kumaş dışında bazı aksesurların da üçüncü kişi şirkete verildiğini, kumaş ve aksesurlar için gerekli ödemenin de yapıldığını, üçüncü kişi şirket ile aralarında fason üretime dayalı iş yapıldığını belirterek, mülkiyet iddiasında bulunmuştur. Bu iddianın ileri sürülmesi borçlunun kötü niyetli olduğunu göstermez. Bu nedenle tazminata karar verilmesi doğru değil isede; bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nın ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı borçlu vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenler ile temyiz itirazlarının kabulüne, Yerel Mahkemenin “İİK 97/14 maddesi gereğince haczedilen malın değerinin (53.479-TL) % 15'i oranında tazminatın davalı borçlu ...TURİZM İNŞAAT TAAH. MARKETÇİLİK TEKSTİL TİC. LTD. ŞTİ.'ten alınarak davacıya verilmesine” yönelik 3 nolu hüküm fıkrasının hükümden çıkartılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy