MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.09.2018 tarihli ve 2018/2107 Esas, 2018/15970 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin kayden maliki olduğu 73 ada 33 parselde kayıtlı taşınmazın haklı nedene dayanmaksızın davalı işgalinde bulunduğunu ileri sürerek haksız şagil olan davalının müdahalesinin menine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile davalının temerrüt tarihi olan 2010 yılı temmuz ayından davanın açıldığı tarihe kadar toplam 165.000TL ecrimisil bedelinin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ile feri müdahiller ... ... ve ... vekilleri taşınmazın kira sözleşmesine dayalı olarak kullanıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece verilen davanın kısmen kabul – kısmen reddine dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.09.2018 tarihli ve 2018/2107 Esas, 2018/15970 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenmiştir .
Dava; elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, Mahkemece elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin ise 25.500 TL olarak kısmen kabul edildiği, taraflarca kararın temyiz edildiği, davalı tarafın temyiz talebinin reddedildiği, davacı yanın temyiz talebinin ise ecrimisilin ihtarın davalı şirkete tebliğinden itibaren verilmesi gerektiği noktasında bozulduğu ve karar düzeltme talebinin reddedildiği, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında elatmanın önlenmesi talebinin kabul edildiği ve ecrimisil talebinin de 164.791 TL bedel üzerinden kısmen kabul edildiği sabittir.
Mahkemece verilen ilk kararda kabul edilen elatmanın önlenmesi ve 25.000 TL ecrimisil bedeli için 60.407 TL vekalet ücreti davacı lehine takdir edilmiş, bozma sonrası yapılan yargılamada da yine elatmanın önlenmesi talebi kabul edilerek 164.791 TL ecrimisile ve davacı lehine 81.397 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Dairemizce mahkeme kararının : “…Hal böyle olunca, Mahkemece, daha önceki hükümde verilen davalının davaya konu taşınmaza müdahalesinin meni ve tahliyesine ilişkin hüküm kısmının davalı tarafın temyiz itirazları reddedilerek bozma kapsamı dışında kaldığı, az yukarıda zikredilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, bozma kararına uymuş olan Mahkemece kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremeyeceği göz önünde bulundurularak, ikinci hükümde davalının davaya konu taşınmaza müdahalesinin meni ve tahliyesi istemi bakımından eski karar aynen tekrarlanarak “bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” şeklinde karar verilerek, harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından davalı yararına oluşan kazanılmış haklar ihlal edilmeden karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. ” şeklinde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Mahkemece elatmanın önlenmesi talebinin kabulü ve ecrimisil talebinin ise kısmen kabulünü içeren bozmaya konu olan ilk kararda, elatmanın önlenmesi hususunda açık bir onama yapılmamış olması nedeniyle Dairemizce düzelterek onamaya konu edilen kararda elatmanın önlenmesi yönünden de hüküm tesis edilmiş olması doğrudur. Bu bağlamda elatmanın önlenmesi talebinin kabulü ve ecrimisil talebinin ise bozma ilamında belirtildiği üzere işlem yapılarak kısmen kabulü yönünde verilen mahkeme kararında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılması nedeniyle düzelterek onama kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 19.09.2018 tarihli ve 2018/2107 Esas, 2018/15970 Karar sayılı düzeltilerek onama ilamının KALDIRILMASINA, uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy