MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Paydaşlar Arası Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı ile 1/2’şer pay oranıyla malik oldukları 1456 ada 471 parsel sayılı taşınmazdaki 2. kat 4 no’lu bağımsız bölümü sadece davalının kullandığını, daha önce açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının kabulle sonuçlanmasına rağmen davalının taşınmazı kullanımını sürdürdüğünü, önceki dava tarihi olan 26.05.2009 tarihinden itibaren ecrimisil ödemesi gerektiğini ileri sürerek talep artırımı ile birlikte payına isabet eden 18.858,33 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacı ile kardeş ve aynı zamanda ortak olduklarını, aralarındaki ortaklık ilişkisini 19.01.2009 tarihli sözleşme ile sona erdirdiklerini, bu sözleşmeye göre dava konusu taşınmaz da dahil olmak üzere 7 parça taşınmazın kendisine devredilmesi konusunda davacının taahhütte bulunduğunu, yerine getirilmemesi üzerine sözleşmenin aynen ifası için açılan davanın derdest olup beklenilmesi gerektiğini, 19.01.2009 tarihli sözleşmeden önce de anlaşmalarına göre dava konusu taşınmazı kendisinin kullandığını, dava dışı 547 parsel sayılı taşınmazın kirasını da davacının aldığını, çekişme konusu taşınmazı davacının rızası dahilinde ve harici taksim sözleşmesine uygun olarak kullandığını, istenen ecrimisilin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında görülen önceki davada 26.05.2009 tarihine kadar ecrimisile hükmedildiği ve kararın kesinleştiği, 26.05.2009 tarihinden sonra da davalının müdahalesinin devam ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 18.858,33 TL ecrimisil ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Yapılan kanun yolu incelemesi neticesinde; Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 01.11.2017 tarihli ve 2015/3741 Esas, 2017/5976 Karar sayılı ilamı ile; mesken olarak kullanılan taşınmaz bakımından ecrimisil talebine ilişkin olarak açılan ve önceki dönem için kesinleşen davada 26.05.2009 tarihinin en son tespit edilen ecrimisil dönemi olduğu, bu tarih itibariyle kesinleşen ecrimisil miktarı dikkate alınarak 31.12.2009 tarihine kadar aylık ecrimisil miktarının belirlenmesi ve sonraki dönemler için belirlenen miktara ÜFE artış oranı yansıtılmak suretiyle ecrimisil hesaplanıp sonuca gidilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Yerel Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; yeniden bilirkişi raporu aldırılarak hesap yaptırılmış, nihai olarak 14.683,35 TL ecrimisile hükmedilmiş, karar yine davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Çekişme konusu kat mülkiyetine tabi 1456 ada 471 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan mesken nitelikli 4 no’lu bağımsız bölümün, taraflar adına 1/2’şer payla kayıtlı olduğu, aynı taşınmazla ilgili davacı tarafça davalı aleyhine açılan Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/763 E., 2011/583 K. sayılı dosyasında ihtarname tarihi olan 08.04.2009 ile dava tarihi olan 26.05.2009 arasındaki dönem için davacının payı oranında 440,63 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 05.04.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Eldeki dosyada; Yargıtay bozma ilamında hesap şeklinin belirlendiği, buna göre; önceki dönem için kesinleşen dosyada 26.05.2009 tarihi en son tespit edilen ecrimisil dönemi olup bu tarih itibariyle kesinleşen ecrimisil miktarı dikkate alınarak 31.12.2009 tarihine kadar aylık ecrimisil miktarının belirlenmesi ve sonraki dönemler için belirlenen miktara ÜFE artış oranı yansıtılmak suretiyle ecrimisil hesaplanıp karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda 26.05.2009-02.01.2013 tarihleri arasındaki dönem için yıllık bazda ecrimisil hesaplaması yapılmış olması ve buna göre karar verilmesi yeniden bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.