MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın davacı ... yönünden reddine, diğer davacılar yönünden kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; tarafların murisi ...'ın vefatı ile geriye ....mah. 805 ada, 58 parselde kayıtlı taşınmazda bulunan 11 ve 15 nolu bağımsız bölümler kaldığını, söz konusu dairelerin 1980 tarihinden itibaren davalı tarafından kiraya verildiğini, davalının kira bedellerinden vekil edenlerinin hisselerine düşeni vermemesi nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile işgal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 7.800 TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; dava konusu dairelerin Ocak 2011 yılında kiraya verildiğini bu tarihten önce dairelerin boş kaldığını kira getirisi olmadığını, ayrıca 5 yıl geriye doğru ecrimisil talep edilebileceğini, 5 yıldan fazlasının zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın davacı ... yönünden reddine, diğer davacılar yönünden kabulüne dair verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen ilk karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince, hükmün, eksik araştırma ve inceleme gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen 2. karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/13057 Esas, 2018/597 Karar sayılı ilamı ile ecrimisil koşullarının davacı ... yönünden oluşmadığı ve her bir bağımsız bölüm yönünden her bir davacının payına isabet eden ecrimisil miktarını belirlemek suretiyle infaza elverişli bir karar verilmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen 3. karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; bozmaya uyan mahkemenin bozma kararında belirtildiği şekilde işlem yapmak ve orada gösterilen doğrultuda hareket etmek zorunluluğu bulunmaktadır. Bu durumda bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak doğacağından artık mahkemece bozma gereklerini yerine getirme zorunluluğu doğar.
Şöyle ki, davacılar tarafından dava ve talep edilen ecrimisil miktarı 7.800 TL olup mahkemece daha önce verilen 1. ve 2. kararlar da 7.800 TL üzerinden talep kabul edilmiş ve bu kararlar yalnızca davalı tarafından temyiz edildiğine göre davalı yararına kazanılmış hak oluşturacağı gibi, dosya kapsamında talep edilen 7.800 TL miktar dışında ıslah edilen ve harcı yatırılan bir miktar olmadığı da görülmektedir.
Diğer yandan, 31.01.2018 tarihli önceki bozma ilamında davacılardan ...’ın davasının reddine karar verilmesi gerektiği açıkça belirtildiği ve mahkemenin de davacılardan Necla’nın açtığı davayı reddettiği halde diğer davacılar yönünden talep ve önceki kararlarda davalı yararına oluşan kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy