MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kamulaştırmasız El Atmaya Dayalı Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; vekil edeninin ... Köyü 167 parsel sayılı taşınmazın tamamına malik olduğunu, söz konusu taşınmazın büyük kısmının yol yapımı sırasında davalı tarafça kamulaştırma yapılmadan yola katıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL tazminatın el atma tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin; 21.05.2013 tarihli dilekçesi ile talebini 18.259,10 TL olarak ıslah ettiği ve harcın ikmal edildiği görülmüştür.
Davalı vekili, davanın dava tarihi itibari ile süre yönünden, görev ve yetki başta olmak üzere ilk itiraz konusu unsurlardan reddinin gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen ilk karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, verilen kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 04.11.2014 tarihli ve 2014/12460 Esas, 2014/16854 Karar sayılı ilamı ile davacının 726 parsel için kamulaştırma bedelinin artırılması isteğiyle Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinde 1994/450 Esas sayılı davayı açtığı, bu durumda kamulaştırmasız el koyma karşılığının tahsili talebiyle açılan dava tarihinden sonraki dönem için ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği, 838 parsel yönünden ise davalının taşınmaza hangi tarihte fiilen el koyduğunun belirlenmesi, davacının Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinde 2011/348 Esas Sayılı dosya ile dava açtığı anlaşıldığından anılan dosyanın getirtilip incelenmesi, gerekçesiyle verilen bozma kararı üzerine mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Somut olayda; ıslah edilip reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değilse de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nin ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükme 5. bent olarak “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ıslah edilip reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 2.191,09 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün bu şekilde düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasına 5. bent olarak “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ıslah edilip reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 2.191,09 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 14.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy